Subscribe For Free Updates!

We'll not spam mate! We promise.

yabancı yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yabancı yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2015 Cumartesi

Gözlerindeki Canavar- J.M. Darhower | Kitap Yorumu


Kitap: Monster in His Eyes
Yazar: J.M. Darhower
Tür: Dark, Romance, Adult
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Seri: Gözlerindeki Canavar (#1)
Goodreads Puanı: 4.31


Kırmızı Başlıklı Kız, Koca Kötü Kurt'a âşık olursa… Ignazio Vitale iyi bir adam değildi. Onu ilk gördüğümde tehlikeyi sezmiştim. Karanlık ve öldürücü… Büyüleyici ve ürkütücü... İstediğim her şey ve ihtiyacım olan son şey... Saplantı…

Beni ağına düşürmesi, yatağa atması ve hayatına dahil etmesi çok uzun sürmedi. Onun sırları vardı, hayal bile edemeyeceğim sırlar… Gözlerindeki karanlık, ürkütücü ve heyecan vericiydi. O, yakışıklı prens maskesi ardına gizlenmiş bir canavardı ve maskesini çıkardığında her şey değişmişti. Ondan nefret etmek istiyordum. Bazen ediyordum da... Ama bu onu sevmeme engel olmuyordu.
(Tanıtım Bülteninden)








Bu tam olarak kitap yorumu olmayacak aslında. Küçük bi açıklama yaptıktan sonra Goodreads'te yazdıklarımı buraya koyacağım. O yüzden kusura bakmayın lütfen.

Gözlerindeki Canavar için her yerde çelişkili yorumlar yaptığımın farkına vardım. Instagramda dün akşam fotoğraf paylaşmıştım ''Biraz fazla sevmiş olabilirim.'' diye. Kitabın son 70 sayfası kalmıştı. Okurken bir şeyler yanlış geliyordu ama o an çok beğendiğimi düşünmüştüm. Kitabı bitirdim ve yattım. Sabah kalktığımda ise kitaptan nefret ettiğimi düşünmeye başladım. Çünkü okuma sarhoşluğum* etkisini yitirdikçe kitaptaki terslikler gözüme gözüme batmaya başlamıştı. Bugün instagramda Yabancı Yayınları fotoğrafımı paylaşınca kendi halime güldüm. Ne çelişkili insanım ben ya diye de söylendim uzun. Neyse. Bu kitap hakkında benim düşüncelerim -son ve değişmeyecek olan- böyle;

SPOILER VEREBİLİRİM, BUNU GÖZE ALARAK OKUYUN.

Bu kitabı hem sevdim hem de nefret ettim. Benliğimin büyük bir parçası NEFRET ETTİ. Bilen bilir kitabı ilk okumaya başladığım zaman, daha ilk sayfadan bayılmıştım. Diyaloglar cidden çok güzeldi. Okurken vay be dediğim cümleler oldu sık sık. Bol bol güldüm -ana karakter ve onun oda arkadaşıyla olan muhabbetlerine-, ''Oha benim de böyle hocam var!'' diye isyan ettim. Kitaba o kadar çok post it yapıştırdım ki kitaplığımın en renkli kitabı oldu. Kurguyu da sevdim. İşte buradan sonrası koca bir ama ile devam edicek. Allah aşkına o erkek karakter neydi? İliklerime kadar nefret ettim. Bu karaktere nasıl hayran oldunuz? Adam bildiğin kızı gırtlaklıyor. Canını yakıyor özür bile dilemiyor. Onu geçtim ana karakter nasıl bi salak. Adamın katil olduğu belli. ADAM KATİL YA. Niye şaşırıyor? Neden yani. Ayrıca kız biraz daha küçük olsa olay pedofileye kayıcakmış? Yazar illa 18 yaşında mı yazmak zorundaydı kızı? Herif 40 yaşına gelmiş neredeyse. Bunu da geçtim, yaş olayına gözlerimi kapadım diyelim. Naz'ın olduğu her sahne içimi daralttı. Kitabın sadece kurgusunu düşünürsem, karakterleri yok sayarsam benden 5 puan alır. Ama karakterleri işin içine sokarsam belki 2? Puan vermiyorum bu kitaba. Benim için puan verilecek kitaplar kategorisine girmiyor.


*Okuma sarhoşluğu dediğim şey bazen kitaptaki hava ve kurgu çok hoşuma gittiği zaman kitapta olan ve bana ters gelen bazı şeyleri beynim otomatikman düzeltiyor. Bu kitap için konuşursak kızın yaşını daha büyük düşünerek okumuştum.

23 Ocak 2015 Cuma

Yeni Bir Başlangıç- Kim Karr 'Okuma Etkinliği' | Kitap Yorumu&Çekiliş


Kitap: Connected
Yazar: Kim Karr
Tür: New Adult, Romance
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Seri: Connections (#1)
Goodreads Puanı: 4.16


Ya "Hayatta bir kez" olabilecek bir şey için ikinci bir şansınız varsa? Trajediyle dolu geçmişi Dahlia London'ın ruhunu tamamen parçalamıştı. Mutlu son onun için bir hayalden bile uzaktı. Ama ya yeni bir başlangıç şansı olsaydı?

Wilde Ones'ın solisti River Wilde, Dahlia'nın hayatına yeniden girdiğinde, ilişkilerini ateşleyen güç, geçmişte engel olunan duyguların da etkisiyle fazlasıyla yoğundu. Dahlia, geçmişin izleri ve yeni hayatı arasında bocalarken hissettiği acı yavaş yavaş hafifliyordu ama suçluluk duygusundan kurtulamıyordu. River, onun kurtarıcısı olmak istiyor, onu yeniden hayata döndüren adam olmak için her şeyi yapıyordu. Ama peşlerini hiç bırakmayan bir geçmişle, kendilerine yeni bir gelecek kurabilecekler miydi?

"Sizi aynı anda hem aşka hem de karanlığa boğacak bir kitap. Kitabın sonu için ise... Vay be!"
-Merve Akıncı, Şahmelek romanının yazarı-

"Yeni Bir Başlangıç, ilk görüşte aşkın varlığına ve ruh eşinizle aranızda koparılamaz bir bağ kurabileceğinize sizi inandırırken, şaşırtan kurgusuyla ise okuyucuyu kolayca içine çekmeyi ve hikâyenin bir parçası haline getirmeyi başarıyor."
- Burcu Büyükyıldız, Çilek Mevsimi romanının yazarı-

"Büyüleyici, sürükleyici ve gizemli!"
- Natasha Boyd, Aşka Var Mısın? romanının yazarı-

"Duygusal, beklenmedik ve kesinlikle ateşli."
- K.A. Tucker, On Küçük Nefes romanının yazarı-

"İnanılmaz derecede duygusal, romantik, seksi ve bağımlılık yaratıcı!"
- Samantha Young, Dublin Caddesi romanının yazarı-
(Tanıtım Bülteninden)









Merhabalar! Bir okuma etkinliği ile daha karşınızdayım. *-* Etkinliği takip etmek ve çekilişe katılmak için afişte yer alan bloglara bakmanız yeterli olucaktır. Her gün bir yorum paylaşılacak ve her yorumun sonunda rafflecopter bulunacak. Biz kitabı okurken oldukça keyif aldık, umarım siz de etkinliği takip ederken keyif alırsınız.

Yeni Bir Başlangıç, Yabancı Yayınları'ndan çıkan yeni yetişkin (new adult) türünde bir kitap. Sayfaları hızla çevireceğiniz ve okurken fazla kafa yormanıza gerek kalmayan bir kitap. Hafta sonunda vakit geçirmek için oldukça iyi bir seçenek gibi görünüyor. Tam anlamıyla yorumuma geçmeden birazcık kitabın konusundan bahsetmek istiyorum.

Dahl cadılar bayramında en yakın kız arkadaşıyla ''kız gecesi'' dedikleri olayı gerçekleştirmek için yerel bir grubun çaldığı bara giderler. En yakın arkadaşı kendini dans pistine atarken o da içkilerini almak için harekete geçiyor ve sırasını beklerken gözü yakışıklı ama aynı zamanda anlayamadığı bir nedenden ötürü çok çekici gelen adama takılıyor. O gözlerini dikmiş çekici adama bakarken bir anda o da Dahl'a dönüp bakıyor ve aralarında bir bağ oluşuyor. River -yakışıklı, muhteşem yeşil gözlere sahip karakterimiz- Dahl'ın yanına geliyor ve flört ediyorlar. Daha sonra River'ın o yerel grubun solisti olduğunu öğreniyoruz ve sahneye yeniden çıkması gerekiyor ama gitmeden önce de Dahl'a hiçbir yere ayrılmaması konusunda sıkı sıkı tembih ediyor. Çünkü yarım bıraktıkları bir iş var. :p Dahl daha iki dakika önce tanıdığı bir yabancıya böylesine çekim hissettiği için korkuyor ve aynı zamanda da çok sevdiği, uzun zamandır birlikte olduğu bir sevgilisi var. Arkadaşını da yanına alarak hemen o bardan ayrılıyor ve uzun yıllar boyunca bir daha River ile görüşmüyorlar. Yeniden bir araya nasıl geldiklerini öğrenmek için de kitabı okumanız gerekicek. *-*

Yukarıda bahsettiğim gibi kitap iyiyiydi, hoştu ama gözüme batan bir iki şey vardı. Öncelikle duyduğuma göre-özellikle araştırmadım- yazarın ilk romanıymış, bu oldukça belli oluyor. Hafif bir acemilik seziyorsunuz okurken. Ayrıca kitap okurken en sevmediğim şey mantık hatasına rastlamaktır. Ben genellikle mantık hatalarını fark eden biri değilimdir ve benim bile gözüme batıcak kadar bariz mantık hatası vardı. Ama çok büyük bir olay olmadığı için takılmadan kitabı okumaya devam edebildim.

Özellikle bahsetmek istediğim bir konu var, kitabın basımı. Cidden çok çok güzel bir iş çıkarmış yayınevi. Kapağı olsun, iç kapaktaki o pembe yerler olsun cidden göze hitap eden bir kitap basmışlar. Buradan yayınevine teşekkür ediyorum. Ayrıca kitabın başındaki şarkı listesi de muhteşem!

Puanlama: 3.5/5

Yabancı Yayınları'na katkılarından dolayı teşekkür ederiz. 




a Rafflecopter giveaway

19 Aralık 2014 Cuma

TERSYÜZ- AMY HARMON | KİTAP YORUMU (OKUMA ETKİNLIGI)



Kitap: Making Faces
Yazar: Amy Harmon
Tür:  New Adult, Romance
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Seri: -
Goodreads Puanı: 4.45
"Tersyüz bize modern yaşamın unutturduğu duyguları hatırlatıyor. Güzellik sadece yüzeysel olabilir ama bu hikâye ta içinize işleyecek ve uzun süre aklınızdan çıkmayacak."
-A Love Affair With Books -

"Zaman zaman sizi neye uğradığınızı şaşırtan bir kitap okursunuz. Bu kitap benim için tam olarak böyleydi. Bugüne kadar okuduğum en güçlü hikâyeydi ve bana inanın, çok çok fazla kitap okuyorum. " - Holly Kelly, Rising kitabının yazarı.-

"Hiçbir Çirkin, Ambrose kadar yakışıklı, hiçbir Güzel de Fern kadar naif olmamıştı! Tersyüz sizi toplum yargılarının ötesine götürerek, yaralı ve genç kalplerin bir attığı bu duygusal hikâyeyle içine çekecek." -Romancekolik-

"Tersyüz, sevginin, arkadaşlığın, kaybetmenin ve hayata dair ikinci bir şansın, duygusal, yürek burkan ama aynı zamanda içinizi ısıtacak, kolay kolay unutamayacağınız öyküsü."
-Tuğçe'nin Kitaplığı-

Ambrose Young okulun en çekici çocuğu ve kasabanın yıldız güreşçisiydi. Uzun boylu ve yapılı bir vücudu, omuzlarına değen saçları ve yakıcı gözleriyle aşk romanlarının kapaklarını süsleyebilecek kadar yakışıklıydı. Fern Taylor bunun farkındaydı ve Ambrose Young'a âşıktı. Belki de bu kadar yakışıklı olduğu için Fern asla onunla birlikte olabileceğini düşünmemişti. Ta ki her şey tersyüz olana ve Ambrose'un eski yakışıklılığından eser kalmayana kadar… Tersyüz, beş genç adamın küçük bir kasabadan kalkıp savaşa gidişinin ve içlerinden sadece birinin geri dönüşünün hikâyesi... Hayatı, benliği, güzelliği kaybetmenin hikayesi... Bir kızın, yıkılmış bir çocuğa ve yaralı bir savaşçının, sıradan bir kıza olan aşkının hikâyesi... Kalp kırıklığının üstesinden gelen bir arkadaşlığın ve bilinen kalıpların dışına çıkan bir kahramanın hikayesi... Tersyüz, hepimizin içinde biraz iyiliğin biraz da kötülüğün olduğunu keşfettiğimiz modern çağın Güzel ve Çirkin'i...
(Tanıtım Bülteninden)










Kitaptan o kadar çok etkilendim ki konuya nasıl gireceğimi bile bilmiyorum. Daha önceki yazılarımı okuduysanız çok sevdiğim kitapları yorumlayamadığımı biliyorsunuzdur. Sanırım bu kitap hakkında da durmadan çok sevdim, çok güzeldi diyip duracağım. Bunun için şimdiden özür dilerim.

Fern kendini bildi bileli Ambrose'a aşık. Ambrose yakışıklı, sporcu ve oldukça ciddi görünümlü bir çocuk. Küçük bir kasabada yaşadıkları  ve Ambrose çok başarılı bir sporcu olduğu için durmadan göz önünde olan birisi. Fern ise bir türlü yatıştıramadığı kızıl saçları, minik bedeni ve diş telleriyle kasabanın en güzel kızlarından değil. Ama çok zeki, bilge ve tam bir kitap kurdu. Buraya kadar oldukça klişe gidiyor olay, kabul ediyorum ama hikayenin işleniş biçimi çok güzel.  Bir de Bailey var, benim en favori karakterim. Fern'in kuzeni, tekerlekli sandalyeye mahkum. Fern gittiği her yere Bailey'i götürüyor ve yardım ediyor. Birbirlerinin en yakın arkadaşları, aralarındaki iletişim muhteşem. Bibirleri için yaptıklarını okurken insan gözlerinin dolmasını engelleyemiyor. Olaylar ikiz kulelerin vurulmasıyla başlıyor ve olaydan sonra Ambrose'un askere gitmek isteyişiyle devam ediyor. Ambrose askerden dönüyor ama kasabadan ayrılan kişi değil artık. Bundan sonrası ise Ambrose ve Fern'in birbirini bulma ve iyileştirme süreceni anlatıyor. Arka fonda ise Bailey gibi muhteşem bir karakterle tabii.

 Tersyüz aşkı, dostluğu, Shakespeare'i, güzellik ve çirkinlik kavramını konu alan bir kitap. Ana karakterlerimiz -Bailey ve Fern- yaşıtlarına göre oldukça derin duygulara sahip, felsefi yönleri olan kişiler. Bu da kitabı türünün diğer örneklerinden ayıran en büyük unsur. BAILEY gibi bir karakteri daha önce okudum mu hatırlayamıyorum ama sanki ilk defa böylesine müthiş bir karakter okuyormuş gibi hissettim kendimi. Fern ve Ambrose'dan daha çok Bailey ilgimi çekti kitapta, onun olduğu sahneleri iple çektim. Onun düşünceleri, olaylara yaklaşım biçimi, patavatsızlığı ve kusurları. Yaratılan en muhteşem karakterlerden biri bence. Ambrose'a pek ısınamadım, evet çok iyi bir karakter ama onun aşkını tam olarak hissemedim, bilmiyorum. Ama Fern ile uyumları çok iyiydi.
 İnstagramda şuna benzer bir cümle kurmuştum; Bir sayfada gözleriniz dolarken hemen sonraki sayfada kahkaha attırma potansiyeline sahip muhteşem bir kitap. Gerçekten de öyle.

Bu kitabı almanız için yazıda daha ne kadar çok iyiydi ve muhteşimdi demem gerekiyor bilmiyorum ama bence herkesin okuması gereken kitaplardan biri bu. ALIN, OKUYUN VE TANIDIĞINIZ HERKESİN OKUMASINI SAĞLAYIN. LÜTFEN.

Katkılarından dolayı Yabancı Yayınları'na teşekkür ederiz! Çekilişe katılmayı unutmayın *-*

Puanlama: 5/5


a Rafflecopter giveaway

30 Aralık 2013 Pazartesi

En İyiler| 2013



Koskoca bir yılı daha geride bıraktık. Bu yıl çok güzel kitaplar okudum, yeni türler keşfettim. Seneye daha da güzel kitaplar okumak dileğiyle bu yazıya başlamak istiyorum.

 Ne yazık ki bloga yazmaya başlamadan önce okuduğum kitapları bir yerlere kaydetmemişim. Yani benim en iyi kitaplarım mart ayından itibaren okuduklarım arasından seçilecek. Vakit bulabilirsem bir sonraki postta izleyip beğendiğim film ve dizileri de yazmaya çalışacağım. Daha fazla konuyu uzatmadan başlayalım.








Mavi Büyü- Richelle Mead

Vampir Akademisi'ni okuduktan sonra elim bir türlü yan seriye gitmemişti. Bu yıl, sonunda okumaya cesaret
edebildim ve tahmin ettiğiniz üzere kafamı taşlara vurdum. Resmen seri için deli divane oldum. Şimdilik ülkemizde üç kitabı çıktı ve aralarından en iyisini seçmem gerekti, sonuç olarak en sevdiğim kitap Mavi Büyü oldu.


                                                            



Karen Marie Moning- Rüya Ateşi

Buraya serinin bütün kitaplarını yazmamak için kendimi zor tutuyorum. Bugüne kadar okuduğum en iyi
fantastik seriydi. Her gördüğüme zorla okutmaya çalışıyorum, hala okumayanınız varsa lütfen gidip okusun. Hemen! Şu satırları yazarken bile Barrons  diye salya akıtıyorum klavyeye.




                                                                             






Tatlı Bela- Ayaklı Bela- Jamie McGuire

Bu iki kitap neredeyse birbirinin aynısı olduğu için tek maddede yazdım. Çıktığı andan itibaren büyük ses getirmişti bu seri, herkes gibi ben de bayılarak okudum. Ayaklı Bela'dan istediğimi bulamasam da çok sevdiğim bir seri olarak kitaplığımda yerini aldı.



Çıplak Ölüm- Nora Roberts

Bu yıl polisiye adına okuduğum en iyi seri, Nora Roberts'ın Eve Dallas'ı oldu. Kesinlikle herkese tavsiye ediyorum. Karakterler ve kurgu müthiş. Okuyun, okutturun.




Zehir Ustası- Maria V. Snyder

Bu yıl kendi adıma keşfettiğim bir şey oldu, ben tarihi kurguları(böyle mi söyleniyor emin değilim) okumayı seviyormuşum. Zehir Ustası da bu türe ait okuduğum ilk roman oldu. Serinin üç kitabı da ülkemizde çıktı. Göz atmanızda fayda var.

                                                                        
 Gölge ve Kemik- Leigh Bardugo 

Yine severek okuduğum tarihi roman, devam kitabının çevrilmesini büyük bir merakla bekliyorum. Değişik bir konusu var kesinlikle. Bad-boy ihtiyacınızı karşılayacak güzel bir karakter de mevcuttur efendim. Okumanız konusunda ısrar ediyorum.

Bir Milyon Güneş- Beth Revis

Ben ölmeden üçüncü kitabı çıkarsa mutlu olacağım serinin ikinci kitabı. Kitabın konusunu unuttum neredeyse eyy yayınevi, çıkar artık serinin son kitabını.

Mekanik Melek- Cassandra Clare

Ölümcül Oyuncaklar'ın yan serisi. Çok severek okudum ilk kitabı, devam kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum.








Yakut Kırmızı- Kerstin Gier

Çoğu kitabın birbirine benzediği bugünlerde değişik konulu fantastik bir roman arayanlara tavsiyemdir, henüz
son kitabını okuyamadım. Umarım en kısa zamanda okuyabilirim.

Fırsatçı- Tarryn Fisher

Yılın son günlerinde okuduğum bu romana kelimenin tek anlamıyla bayıldım. Serinin devam kitapları ülkemizde ne zaman çıkar bilmiyorum ama ben en kısa zamanda ingilizce olarak okumayı planlıyorum. Umarım başarabilirim. Gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. Okuyun!

20 Eylül 2013 Cuma

Ayaklı Bela- Jamie McGuire | Kitap Yorumu



Benim bazı dönemlerim oluyor, daha önce okuyup sevdiğim kitapları yeniden okumak istiyorum. Tatlı Bela da bir süre aklımdaydı ama biraz dişimi sıkıp Ayaklı Bela'yı beklemeye karar vermiştim. İyi mi yaptım? İnanın bilmiyorum.

Kendimce hem hayal kırıklığına uğradım hem de mest oldum. Kitabın başları mükemmeldi. Travis'in aklında olmak, onun düşüncelerini okumak çok hoştu. Ama olaylar ilerledikçe Tatlı Bela'da  okuyup sinir olduğum olayları bir de Travis'in bakış açısıyla okuyunca iyice dağıldım.
İlk Kitapta Abby'ye sinir mi olmuştunuz? Ayaklı Bela'da Travis'in yaşadıklarını okuyunca, nefret edilen karakterler listenizin birinci sırasına oturmaya aday olucak kendileri. Genel olarak en çok akılımda kalan kısım kitabın sonuna eklenmiş olan bölümdü.  Zaten bütün kitap boyunca en çok ilgimi çeken yer orası oldu. ''İşte sonunda ilginç bir şeyler okuyoruz!'' diye söylendim kendi kendime. Çok güzeldi ama öyle bir son beklemiyordum.

Çeviriyi ilk başta biraz garipsedim, hatta iki defa kontrol ettim Tatlı Bela'yı çeviren kişi mi çevirmiş diye. Ama ilerleyen sayfalarda gözüme batan bir şeyler olmadı. Sanırım çok daha iyi bir kitap bekliyordum.
Ne olursa olsun Travis tutkunları için göz açıp kapayıncaya kadar bitecek, hem hüzünlü hem de aşk dolu bir romandı. Okuyun, okutturun.

Daha önce Tatlı Bela için bloga bir şeyler yazarken de söylediğim gibi, her eve bir Maddox erkeği lazım. AMİN! :D

30 Temmuz 2013 Salı

Tatlı Bela- Jamie McGUIRE | Kitap Yorumu



Bu yorumu yazarken bile kendimden nefret ediyorum, herkes Travis diye dağları taşları delerken, kayıtsız bir şekilde yerimde oturduğum için kendimi hiç affetmeyeceğim. Nasıl böyle bir kitabı görmezlikten geldim inanın bilmiyorum. Yorumda da sıkça bahsedeceğim gibi bayıldım! Eğer hâlâ okumayan varsa hemen gidip kitabı alsın.



Travis Maddox ve Abby Abernathy bir dövüş sırasında karşılaşırlar. Travis yakışıklı ve kötü çocuktur ayrıca bütün kızlar da onun peşindedir. Abby içinse kaçtığı geçmişinden kopup gelmiş gibi duruyordur ve onun bütün çekiciliğine rağmen ondan uzak durmalıdır. Tabii ki duramıyor ve böylece biz Abby'nin o salak saçma hareketlerini okumak zorunda kalıyoruz! Abby ne yapacağına karar vermeye çalışırken, Travis durmadan Abby için çabalıyor. Hiç bir kıza değer vermeyen Travis'in bu hali okulda garip karşılanıyor ve gözlerden uzak durmaya çalışan Abby spot ışıklarının altında kalıyor. Kitap hem güldürüyor hem de gözlerinizi dolduruyor.- ya da ben sulu gözlülük yapmış olabilirim-








Kitaptaki diğer karakterlere de değinmek istiyorum, America ve Shelpy de çok eğlenceli karakterlerdi. Aralarında geçen diyaloglara durmadan sırıttım ve okurken, bazen keşke biraz daha yer verilseydi dedim bu iki karaktere. Ayrıca Travis'in ailesi mükemmeldi, insan öyle bir ailenin içine düşmek için ne gibi sevap işlemiştir bilmiyorum ama bana da acilen bir Travis ve ailesi lazım.

Spoiler vermeden son bir kaç şey daha söylemek istiyorum, Travis yüzünden çokça gözlerim doldu ve Abby denen ne olduğu belirsize iki tokat atmak istedim bütün kitap boyunca. Ne istediği belli olmayan karakterlerden nefret ediyorum. Ayrıca Travis yüzünden  ''Bu erkekse benim çevremdekiler ne?!'' diye depresyona girdim. Yazarlar, böyle karakterler ortaya koydukça insanın beklentisi artıyor. :(




Son olarak, kesinlikle herkese tavsiye ediyorum. Hazır yakında ikinci kitabı da çıkacakken gidip kitabı alın ve Travis'in büyüsüne kapılın.





1 Temmuz 2013 Pazartesi

Bu Ay Neler Okudum?- Haziran

Haziran ayı benim için pek verimli geçmedi açıkçası, yaşanan olaylar nedeniyle rahat rahat kitap okuyamadım. Ama bir çok yeni seriye başladım ve hepsini de çok sevdim. Temmuz ayında daha çok kitap okumak istiyorum, umarım yapabilirim. Yakında bu ay neler okuyacağımla ilgili bir yazı gelicek. Takipte kalın.

1. Percy Jackson ve Olimposlular/ Şimşek Hırsızı- Rick Rioardan

Bu seriye niye bu kadar geç başladım bilmiyorum ama kesinlikle bütün Rick Rioardan kitaplarını okumak istiyorum. Blogumda incelemesi yok fakat isterseniz yorum bırakmanız yeterlidir. Puan: 5/5

2.Elit- Kieara Cass

Yorumu burada.

3.Neredesin Bernadette?- Maria Semple

Okuyup, yorumlayamadığım bir kitap. Çok etkileyiciydi. Maria Semple, okunması gereken yazarlardan. Blogumda incelemesi mevcut değil, eğer incelememi isterseniz yorum bırakmanız yeterli. Puan: 4/5

4.Ozan Beedle'ın Hikayeler- J.K. Rowling

Okurken çok eğlendiğim ve niye bu kadar geç okuduğumu anlayamadığım kitap. Favori hikayem tabii ki Üç Kardeşin Hikayesi. Puan: 5/5

5.Kanbağı- Richelle Mead

Yorumu burada.


6.Çirkinler- Scott Wsterfeld

Yorumu burada.

7.Başka Bir Dünya:Üçlü İttifak- Maxime Chattam

Yorumu burada.

8.İntikam Ateşi- Karie Marie Moning

Yorumu burada.

Ads Inside Post

Sitemize Hoşgeldiniz :)

Haberci

Destek3

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...