Subscribe For Free Updates!

We'll not spam mate! We promise.

vampir akademisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vampir akademisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2014 Çarşamba

Bu Ay Neler Okudum? | Şubat

Şubat ayını tam 8 kitap okuyarak bitirmişim. Bu demek oluyor ki uzun zamandır istediğim okuma hızıma yeniden ulaşmışım. Okuduğum 8 kitaptan 4'ünü blogumda yorumlamışım, iki kitap yorumu da yolda. Takipte kalın lütfen!

Bakalım neler okumuşum?



1. Mekanik Prens- Cassandra Clare

Yorumu çok yakında burada olucak ama kitaba bayıldığımı belirtmeliyim. Muhteşemdi!

Puan: 5/5

2. Dengesiz Bir Aşkın Anatomisi- Duygu Özlem Yücel

Uzun zamandır okuduğum ilk Türk yazar oldu kendileri, kitap içimi dağlasa da çok sevdim. Yorumumu okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Puan: 4/5

3. Vampir Akademisi- Richelle Mead

Vampir Akademisi'ni uzun zamandır ilk defa okudum, filmden önce hatırlatma olması amacıyla okumuştum ve eskisi kadar deli olmadım kitaba. O zamanki hayranlığım okuduğum ilk vampir romanı olmasından kaynaklanıyormuş ama kesinlikle kötü olduğunu düşünmeyin oldukça güzel bir kitap.

Not: Film hakkında yorumumu bekleyenlere sesleniyorum, gelmeyecek. O kadar kötüydü ki tüm hücrelerimle hâlâ unutmaya çalışıyorum filmi.

Puan: 4/5

4. Sen Benim Diğer Yarımsın- Holly Bourne

Kitap Kurtları Blog Turu kapsamında incelediğimiz Sen Benim Diğer Yarımsın, okuması oldukça eğlenceli bir aşk kitabıydı. Doğru tespitlerle dolu bu kitabı okumanızı öneririm. Yorumumu görmek isterseniz buraya tıklamanız yeterli.

Puan: 4/5

5. Boğulan Kız- Caitlin R. Kiernan

Yine tur kapsamında incelediğimiz bir kitap olan Boğulan Kız, ilginç ve oldukça sarsıcı bir kitaptı. Yorumuma ulaşmak için buraya tıklayın.

Puan: 4/5

6. Çürük ve Harabe- Jonathan Maberry

Bana zombi romanlarını okumayı sevdiren kitap olarak tarihe geçmiş bulunmakta. Yorumu okumak için buraya tıklamanız yeterli.

Puan: 5/5

7. Mutlu Ölüm- Nora Roberts

Ah, bu seriye aşık olduğumu her yere yazıyorum ama cidden aşığım. Karakterler, yaratılan dünya, Roarke. Bu seriyi hiç blogumda incelemedim çünkü nasıl yapacağımı bilmiyorum, ne zaman denesem saçmalıyorum. Belki alıntı postu yaparım.

Puan: 5/5

8. Anna Kan Giyinmiş Kız- Kendare Blake

Yorumu çok yakında blogumda bulabilirsiniz ama beklediğimi bulamadığım bir kitap oldu.

Puan: 3.5/4

15 Ağustos 2013 Perşembe

Vampir Akademisi İlk Fragman

Evet, yıllardır beklediğim an geldi. İlk Vampir Akademisi fragmanı beğenimize sunuldu. Fragmanı defalarca izledim, beğendiğim sahneler kadar beğenmediğim sahneler de oldu.

Beğendiğim sahnelerden bahsedersek;


 Dimka ve onun meşhur paltosunu gördük. O sahnede hayalimde canlandırdığım Dimitri oldu birden.



Antreman sahnelerini de büyük bir merakla bekliyordum. Belki de fragmanın en güzel kesitiydi.

Özellikle beğendiğim sahneler bu kadardı. Bu seri benim için çok özel o yüzden beğenemiyorum hiç bir şeyi.









Bana göre kitabın başı ciddi başlıyordu. Lissa onun kanını içerken aralarında geçen diyalog bana daha komik yansıtılmış gibi geldi. Ayrıca Lissa hiç kitapta anlatıldığı gibi narin ve soylu durmuyor. Ne yazık ki bana o hissi veremedi.



Mia'nın saçları, masa altındaki sahne ve duvara yazı yazan 3 kişi. Bunlar farklı gördüğüm diğer şeyler.
Rose'un elinde kazık görmek beni üzdü bildiğim kadarıyla ilk kitapta eline kazık almıyordu.


Son olarak Dimitri'nin vücudu sarkmış gibi gözüküyor. Sizce de öyle değil mi? Umarım ışık oyunudur. Ayrıca o meşhur şehvet büyüsü sahnesini görmek beni çok heycanlandırdı.


Fragmanı izlemek için buraya alalım sizi. Çok eleştirdim sanırım ya. Siz neler düşünüyorsunuz? Genel olarak hayalimde canlandırdığım gibi olacağını düşünüyorum filmin.

-tüm fotoğrafkar tumblr'dan alıntıdır.- 

12 Temmuz 2013 Cuma

Blood Sisters İnceleme

Bildiğiniz üzere Vampir Akademisi serisinin filmi için çekimler başladı. Büyük bir VA fanı olarak, geç olsun da güç olmasın diyerek bu incelemeyi yapıyorum. Bu yazı gereksiz uzun olabilir uyarıyım ben sizi şimdiden.



Vampir Akademesi serisinin konusundan bahsetmek istersek, üç başlık altında toparlayabiliriz; aşk, fedakarlık ve dostluk. Kitap bu üç ana konu üzerinde yoğunlaşıyor ve Rose Hathaway adında ki kick-ass karakterimizin ağzından anlatılıyor kitaplar. Spoiler vermeden nasıl anlatırım konusunu inanın bilmiyorum sadece bu seri hakkında söyleyebileceğim tek bir şey var seveni kadar sevmeyini de fazla. Goodreads puanı ortalama 4,45-tam emin değilim-  olan bu seriyi ben herkese öneriyorum. Okuyun, okutun.

Kitapları sırasıyla; Vampir Akademisi, Buz Öpücük, Gölge Öpücük, Kan Sözü, Ruh Bağı ve Son Fedakarlık. Ülkemizde Artemis Yayınları aracılığıyla çıkan bu serinin bir de yan serisi mevcut. Yan serisi ise Kanbağı, Altın Zambak ve Mavi Büyü-henüz çıkmadı-

Vampir Akademisi kitabının konusunu öğrenmek veya satın almak isterseniz; Goodreads, D&R


fan yapımı bir çalışmadır.

Filminden bahsetmek istersek, öncelikle oyuncu seçimi hakkında söylemek istediğim şeyler var. Hiç bir karakter kafamdakine uygun değildi. Beğenmedim mi? Hayır, beğendim ama hayalimdeki oyuncular değildi.

Rose'u daha kadınsı ve biraz daha sert görünüşlü beklerdim, kızımız hanım hanımcık duruyor şimdilik. Umarım filmi izledikten sonra bu fikrim değişir. Dimitri ise Rus olmasıyla gönlümü kazanmış durumda. Lissa da olmuş sanki.

Film 14 Şubat 2014 tarihinde vizyona giricek. Bize beklemek ve set fotoğraflarına bakıp iç çekmek düşüyor.

Bütün Oyunculara şöyle bir göz atarsak;

Zoey Deutch- Rose Hathaway

Danila Kozlovsky- Dimitri Belikov

Lucy Fray- Lissa Dragomir

Dominic Sherwood- Christian Ozera

Ashley Charles- Jesse Zeklos

Claire Foy- Sonya Karp

Cameron Monaghan- Mason Ashford (Ben kızıl diye hatırlıyordum Masonu?!)

Gabriel Byrne-  Victor Dashkov

Sami Gayle- Mia Rinaldi (bu kız sarışın değil miydi?)

Joely Richardson- Kraliçe Tatiana

Olga Kurylenko - Kirova

Sarah Hyland- Natalie Dashkov

Şimdi gelelim görsellere. 

Rose Hathaway;





















Dimitri Belikov



















Lissa Dragomir





Evet siz film, oyuncular ve kitaplar hakkında ne düşünüyorsunuz? 

17 Haziran 2013 Pazartesi

Kanbağı-Richelle Mead / Kitap Yorumu

Herkese merhaba! Aslında dün yazmam gerekiyordu bu yorumu. Ama Twitter'ı kullananlar bilirler dün yine bir çok olay oldu ve onları takip etmekten buraya gelip yorum yazmak aklımın ucundan bile geçmedi. Yeniden olaylar biraz durulana kadar bir şeyler yazamayabilirim. Şimdi bilgilendirme bölümünü geçtikten sonra yorumumuza gelelim.


İçinde Adrian Ivashkov geçen bir kitap, gerisini siz düşünün. Vampir Akademisi serisi okuyanlar bilirler Adrian hayatımıza Buz Öpücük kitabıyla hızlı ve dumanlı bir giriş yapmıştı. Onu ilk okuduğum sayfadan itibaren yeni aşkım ilan etmiş Dimitri'yi elimin tersiyle bir kenara itmiştim. Bu açıklamayı yapma nedenim bir çoğunuzun bildiği üzere Kanbağı Vampir Akademisi serisinin yan serisi. Vampir Akademisi serisinden aşina olduğumuz karakterler üzerinden gidiyor kitabımız. Kısaca konusunua değinirsek;
Lissa'nın kraliçe olmasından hoşnut olmayan bir grup moroinin onu tahttan indirmeye çalışmasının ardından yaşanan olayları konu alıyor kitabımız. Bu güzel kitapta Abe Mazur, Jill, Eddie, Sydney gibi aşina olduğumuz karakterler var. Devamını öğrenmek için hemen gidip kitabı alın.
Eh en sıkıcı bölümü geçtiğimize göre, kitapta neler oluyor neler! Ben bu kitaba bayıldım. Richelle sen nasıl bir yazarsın böyle? Vampir Akademisi serisini bitirdikten sonra elim bu seriye gitmemişti. Eski tadı alamam sanıyordum. Şu an neden daha önce okumadım diye hayıflanıyorum! Alıp almamakta benim gibi kararsız kalan herkese tavsiye ederim. 



Bildiğiniz üzere Rose, Adiran'ın kalbini paramparça edip Dimitri'ye gitmişti. İşte yazarımız kalbi kırık Adrian ve Sydney'in birbirine güvenme sürecini eğlenceli bir dille anlatıyor. Ya da ben kitabı Adrian odaklı okuduğum için öyle algıladım. Bilmiyorum. Kitap benim için hep güllük gülüstanlık mıydı? Hayır. Keith ve Laurell'i öldürmek istedim. Aslında Keith'e önce işkence edip öyle öldürmek istedim. Keith'in yakalanması kitaptan en çok zevk aldığım kısımdı. Konusu bakımından ilk göz ağrım olan Vampir Akademisi serisini bile geçti benim için. Konusu daha orijinal geldi bana. Çetin ceviz Rose'dan sonra Sydney biraz pısırık kalsada gözümde. Adrian için bile okunur bu kitap. Son olarak kitabın sonuna bayıldığımı söylüyor ve kaçıyorum. Keyifli okumalar!



Haberci

Destek3

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...