Subscribe For Free Updates!

We'll not spam mate! We promise.

vampir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vampir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mayıs 2014 Cumartesi

5. KKBT Cadıların Keşfi- Deborah Harkness| Kitap Yorumu+ Çekiliş



** Bu post Soma faciasından önce hazırlanmıştır. Yayınevine karşı sorumluluğumuz olduğundan dolayı 3 gün ertelediğimiz tura başlamak zorundayız. Anlayışla karşılayacağınızı umuyorum.



Kitap: Cadıların Keşfi
Yazar: Deborah Harkness
Tür:  Fantasy-
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Seri: Ruhlar (#1)
Goodreads Puanı: 3.98

Olağanüstü güçlere sahip bir cadı, imkânsızlıklara direnen yasak bir aşk ve her şeyi başlatan gizemli bir elyazması.
Oxford'un Bodleian Kütüphanesi'ndeki kitap raflarının arasında araştırma yapan genç akademisyen Diana Bishop, tesadüfen simyacılıkla ilgili eski bir elyazması bulur. Köklü ve seçkin bir cadı ailesinden gelen Diana'nın yaptığı bu keşif yeraltında doğaüstü bir karışıklığa sebep olarak iblis, cadı ve vampirlerin kısa sürede kütüphaneye doluşmasına yol açar. Diana, yüzyıllardır aranan bir hazine keşfetmiştir ve her şeyi yoluna koyabilecek tek kişi de yine kendisidir. Bu zorlu mücadelede en büyük destekçisi ise onu hiç yalnız bırakmayan, her türlü fedakârlığı göze alıp kendi soyunun karşısında duran meslektaşı, vampir Matthew olacaktır.
"Sihirle bezeli, olağanüstü derecede yaratıcı ve fantastik bir hikâye… Karşı konulamaz bir büyücülük, bilim ve yasak aşk hikâyesi…"
-People-
"Deborah, yıllardır okuduğum en ilgi çekici romanlardan birini yazmış. Daha ilk sayfasından bu kitaba âşık oldum."
-Danielle Trussoni-
"Harkness'ın bu ilk kitabı tek kelimeyle çarpıcı. Gerçeklik ile kurguyu, tarih ile günümüzü, nezaket ile öfkeyi, kendini bulmayı ve kaybetmeyi birleştiren bir kitap; kalbinize dokunacak ve zihninizi besleyecek güzel bir eser. Diğer bir deyişle, kusursuz bir yapıt."
-The Truth About Books-
"Harkness, büyülü bir dünyayı heyecan verici bir üslupla kaleme almış." -Entertainment -Weekly-
"Hayal gücü, romantizm, tarih ve gerilimi ustalıkla birleştiren yazar, hepsini bu büyüleyici kitapta bir araya getiriyor."
-Chicago Tribune-
"En kuşkucu okurun bile kalbini ve hayal gücünü ele geçiren, sürükleyici bir kitap… Edebî büyünün en güçlü hali."
-BookPage-
"Romantizm ile hayal gücünü harmanlayan ve kesinlikle efsane olacak bir kitap."
-The Daily Mail-
"Harkness göz kamaştırıcı, doğaüstü bir hikâye ortaya çıkarmış… Herkesin neden bu kitap hakkında konuştuğunu siz de keşfetmelisiniz."
-USA Today-
"Romantik, ilgi çekici ve gerilim yüklü... Harkness, pek çok akademik ve duygusal detayı muzip, ince ve mizah dolu
bir üslupla anlatmış."
-O, The Oprah Magazine-
(Tanıtım Bülteninden)





Herkes merhaba! Bomba gibi bir turla Kitap Kurtları geri dönüş yaptı. Başlıktan da anlayacağınız üzere 5. turumuzun kitabı Cadıların Keşfi.
Bildiğiniz üzere İstanbul Tüyap fuarında çıkarılan Pegasus Yayın Katologu, içindekilerle herkesi çılgına çevirmişti. Orada gördüğüm çoğu kitabın hemen çıkmasını ve dolayısıyla da okuyabilmek istiyordum. Neyse ki Pegasus bizi çok bekletmedi ve yavaş yavaş o güzellikleri yayınlamaya başladı. Bu kitaplardan biri de Cadıların Keşfi.

Çok fazla spoiler vermeden konusunu anlatmak istiyorum size ama muhtemelen yazdıklarımı okuduktan sonra ''Yuh, kitabın sonunu da söyleseydin. Tam spoiler verememişsin!'' gibi tepkiler vermeniz doğal. Ama şunu açıklığa kavuşturalım, kitabımızın sayfa sayısı fazla yani aslında ben size ilk 15-20 sayfanın özetini geçmiş olacağım.
Diana, anne-babasının trajik ölümünden sonra sahip olduğu cadılık becerilerini kullanmamaya başlamıştır. Elinden gelen her şeyi yaparak normal bir hayat sürmeye çalışan Diana, açıklanamayan şeylerden -büyü gibi- uzak durmak için bilimle ilgilenmeye karar vermiştir. Diana Oxfordun Bodleian Kütüphanesi'nde simya ile ilgili el yazmalarını araştırırken büyülü olduğunu hissettiği bir el yazmasına rastlıyor. Her ne kadar ona dokunmak istemesede kendini profosyenel olmaya zorlayarak incelemeye başlıyor. Zaten bu olaydan sonra ortalık öyle bir karışıyor ki vampirler, cadılar hatta iblisler bile bu el yazmasının peşine düşüyorlar yani Ashmole 782'nin.

‘’Pazartesi günü bir vampirle tanışmıştım. Salı günü bir cadı zihnime girmeye çalışmıştı. Çarşamba da iblislerin günüydü anlaşılan.''
Diana

Tabii Diana'nın Ashmole 782'nin ne olduğundan haberi yok ve kazayla bulduğu bu el yazması yüzünden bir vampirle tanışıyor. Matthew Clairmont. Böylece uzun soluklu bir serüvene adım atmış oluyoruz.

''Sana bir bilim insanı olarak 'normal' diye bir şeyin olmadığını söyleyebilirim, Diana.'' Sesi dikkatli yumuşaklığını kaybediyordu. '''Normal', insanların çevrelerinde olan biten çoğu şeyin hiç de 'normal' olmadığını gösteren, ezici kanıtlara karşı kendilerini iyi hissetmek için uydurduğu bir uyku öncesi masalı.''
Matthew, sf.104


Öncelikle bu kitapta en çok sevdiğim şey betimlemelerdi. Tamam kabul, bazen yazarın çok fazla ayrıntıya girdiğini düşünsem de öyle güzel betimlemiş ki bahsettiği ortamları resmen kendimi o eski kitapların arasında hissettim. Sevdiğim bir diğer şey ise kitapta bulunan türlerin orijinal olmasa da özgün bir şekilde kaleme alınmış olmasaydı. Ayrıca yan karakterlerin kurguya yeterince dahil olması ve hatta olay akışını etkileyebilmesi çok güzeldi.

''Eğer kelebek kendisini çeken tatlı ışığa kanat çırpıyorsa ateşin onu yutacağını bilmediğindendir.''
Matthew, sf.277


Bu kadar çok sevdiğim şeyi sıraladıktan sonra, rahatsız olduğum hiçbir şey yok muydu? Evet, vardı. Spoiler olmasın diye söylemek istemiyorum ama bazı klişe olaylar ve yazı boyutunun küçük olması canımı sıkan şeylerdi.

Kapak ve çeviri kalitesiyle gönlüme taht kuran bu güzel kitabı her fantastik severe öneriyorum. Sayfa sayısı çok diye gözünüz korkmasın, oldukça kaliteli ve dolu bir içeriğe sahip. Şiddetle tavsiye ediyorum!

Puanlama: 4.5/5



Şimdi size bu kitabı alıp okumanız için 5 neden sıralayacağım, umarım alıp almama konusunda size yardımcı olur.

1. Yazarın yazdığı şeyler için ciddi bir araştırma yapmış olması ve kitabında verdiği bilgilerin kayda değer şeyler olması.

2. Simya, cadılık ve hatta mitoloji içermesi.

3. Matthew Clairmont.

4. Basit cümlelerden oluşmamasına rağmen çabuk okunan ve uzun süre etkisinde bırakan bir kitap olması.

5. Yazarın bizlere özgün bir hikaye sunuyor olması.


2 Kişiye Cadıların Keşfi kitabını hediye ettiğimiz çekilişe katılmayı unutmayın!



a Rafflecopter giveaway


**Pegasus Yayınlarına katkılarından dolayı teşekkür ederiz.

18 Eylül 2013 Çarşamba

Mezarla Randevu- Jeaniene Frost | Kitap Yorumu


-türkçe edisyonunu bulamadığım için bunu kullandım-


Cat, vampir avcısı. Aynı zamanda da yarı vampir. Bir vampirin, annesine tecavüz edip kaçtığını öğrendiğinden beri onları avlıyor. Annesinin intikamını almak için yapıyor bunu. Her zaman yaptığı gibi bir bara gidip vampir avlamak için çıkıyor evden ve Bones'la tanışıyor. Daha sonra garip bir ortaklığın içinde buluyor kendisini. Böylece Bones ve Kedicik ile tehlikeden tehlikeye koşuyoruz.
 Evet, o meşhur Bones! Eminim ki kitabı okumayanlar bile adını duymuştur Bones'un. Zaten ben de merakıma yenik düştüm de okudum kitabı, o kadar kalabalık ki okunacaklar listem  Bones olmasa zor sıra gelirdi Gece Avcısı serisine.




Çok sevdim ben bu yazarı. O kadar güzel espiriler vardı ki yüzümde kocaman bir gülümsemeyle okudum bütün kitabı. Çok eğlenceliydi. Cat, tam bir kick-ass. Sert kadın karakterlere bayılıyorum, onları okuması o kadar zevkli ki kitaptaki diğer olumsuzlukları göz ardı edebiliyorum. Ama çoğu kişinin aksine Bones diye çılgına dönmedim. İnanın neden bilmiyorum, sanırım ben daha zor erkekleri okumayı seviyorum. Ya da Barrons -ateş serisi, karen marie moning - çıtayı o kadar yükseltti ki  her karakteri kolay kolay bad-boys olarak göremiyorum. 


Kitabı yaklaşık bir günde bitirdim, aslında çok daha kısa sürede de biterdi ama ben yavaş okumak istediğim için biraz ara verdim. Bol bol eğlenceli diyaloglarla zenginleştirilmiş, akıcı ve sürükleyici bir kitaptı. Hemen hemen kitabın yarısına geldiğimde D&R'a girip serinin diğer kitaplarını sepete attım. Kısa sürede seriyi tamamlamayı planlıyorum, ne kadar sevdiğimi siz anlayın artık. 
Keyifli vakit geçirmek isteyenlere ve sıkı fantastik okuyucularına kesinlikle tavsiye ediyorum -tabii okumayan kaldıysa-.


Şimdi, daha öne bu seriyi okumuş olanlara bir şey sormak istiyorum. Kızıl Damla ve Sonsuz Karanlık kitapları okunmalı mı? Seri 5 kitap sanırım, devamı niteliğinde olmadığını düşünüyorum. Yardımcı olursanız sevinirim. :)

16 Eylül 2013 Pazartesi

Ölü Kızın Dansı- Rachel Caine | Kitap Yorumu



Serinin ilk kitabı, Cam Ev'e yaptığım yoruma buradan ulaşabilirsiniz. Okuyacağınız yazı, ilk kitap hakkında spoiler içerir.

***

Bu aralar elime hangi kitabı alsam yarım bırakıyordum. Daha sonra, uzun zamandır elimin gitmediği Ölü Kızın Dansı'na başladım. Çok da iyi yaptım. Kitap su gibi aktı, okuma hızıma yeniden kavuştum.
Ölü Kızın Dansı, Morganville Vampirleri serisinin ikin kitabı. Artemis Yayınevinden çıkan bu serinin, en son 11. kitabı çıktı.

Bildiğiniz üzere ilk kitabın sonunda, Shane'in babası ve onun motorcu arkadaşları gelmişti Amaçları Morganville'de yaşayan vampirleri avlamak. Bunun Claire ve arkadaşlarının başını belaya sokacağı apaçık ortada. Sonuç olarak beladan bu kadar uzak kalmaya çalışıp, her seferinde tam ortasına düşen dört arkadaşı okuyoruz.

Belirtmeliyim ki Cam Ev'e göre bu kitap çok daha akıcıydı. Claire daha güçlü bir karaktere bürünüyor, sanırım kitapta en çok bu hoşuma gitti.
Shane'in babası yüzünden başının durmadan belaya sokmasına sinir oldum. Yazar umarım bir daha bu karakteri karşımıza çıkarmaz. Eve, hâlâ en favori karakterim. 
Kitabın sonu beni çok heycanlandırdı. Hatta hemen üçüncü kitaba geçip onu da bitirdim. Yakında onun hakkında da bir yazı gelecek.

İlk kitabı okuyanlar mutlaka seriye devam etsinler, gitgide daha güzel oluyor. Düşünmeden okuyabileceğiniz, hafif ve eğlenceli bir kitap arıyorsanız öneririm.


6 Ağustos 2013 Salı

Mavi Büyü- Richelle Mead| Kitap Yorumu



Vampir Akademisi benim vampirlerle tanıştığım ilk romandı. Dimitri için ayılıp bayılıyor, Rose'u hayranlıkla okuyordum. İlerleyen kitaplar da Adrian'a olan aşkım kabardı ve Dimitri'nin pabucu dama atıldı. Vampir Akademisi serisi bittiğinde elim hiç Kanbağı serisine gitmemişti. Yazar sanki daha güzel yazamazmış, o büyü bozulurmuş gibi geldi. Uzun bir süre almadım, görmezlikten geldim çıkan kitapları ve sonunda dayanamayıp ben de aldım. Bunları anlatma nedenim eğer benim gibi paranoyaklar varsa, ön yargılarını bırakıp bir kitapçıya koşsunlar. Sonuçta Adrian var, ne kadar kötü olabilir ki?!

Bu kitabı o kadar çok beğendim ki, bütün gece dönüp durdum yatakta aklım romandaydı. Dördüncü kitapta acaba neler olacak sorularıyla kafam meşguldü. Sonu beni çok güzel tatmin etti ama bir kaç sürprizle o sevincim yarım kaldı. Kitabı okurken verdiğim tepkiler genelde; ''Oha, nasıl yani? Ama yaaaa.'' şeklindeydi. Zaten kitap bir çok yönden beni şaşırttı. Bana göre serinin okuduğum en güzel kitabıydı. 

Kesinlikle herkese, Richelle Mead'in yazıdğı kitapların tümünü öneriyorum. Bu kadın mükemmel.


Bu yorum serinin diğer kitapları hakkında bolca spoiler içerir.


Kitap bittiğinde ben de resmen bitmiş oldum. Bildiğiniz üzere ikinci kitapta Sydney yüzünden yüreğimiz ağzımızda üçüncü kitabı bekledik. Sydney açısından hala gelişme yoktu -bi ara öyle güçlü şekilde tokatlamak istedim ki onu, anlatamam- , Adrian ise  hala mükemmel ve fazlasıyla romantikti. Of bana bir tane Adrian lazım. 

Bu kitapta daha güçlü bir Sydney görüyoruz, birden fazla olayı çözmesi lazım. Adrian konusunda olmasa da bir çok konuda kendini daha rahat hissediyor. Adrian'ın dediği gibi savaşçı bir tanrıça değil henüz ama  o yolda ilerlemeye başladı diyebiliriz. Bu kitapta dikkatimi çeken diğer bir unsur ise yazar, Adrian ve Sydney üzerine daha çok yoğunlaşmıştı. Bu benim için güzel bir şey olsa da yan karakterleri özlemedim değil. 

Serinin diğer kitabı için beklentim bir hayli yüksek umarım beklediğim gibi gelir kitap. Çünkü Mavi Büyü beklediğimden çok daha iyiydi. Daha durgun bir roman beklerken, gerilerek okuduğum sayfalar ve ağzımı açık bırakıcak sürprizler oldu. 

Herkese Adrian'lı günler diliyorum. Görüşmek üzere. :D







29 Temmuz 2013 Pazartesi

Bu Ay Neler Okudum?- Temmuz

Yaz gelince insanın içine bir rehavet çöküyor resmen, bu ay 9 kitap okuyabildim. Günlerimi film ve dizi izleyerek geçiriyorum, kitap okumak ikinci plan da şu sıralar. Neyse, konumuza dönersek bu ay okuduğum bütün kitaplara bayıldım. Hepsi mükemmeldi. Bazılarını incelemedim henüz eğer incelememi isterseniz yorum bırakmanız yeterli.




















1.Altın Zambak- Richelle Mead

Tek kelimeyle müthişti. İçinde Adrian olur da ben beğenmez miyim? Puanlama; 5/5

2.Cam Ev- Rachel Caine

Kitap hakkında ki düşüncelerimi öğrenmek isterseniz; Cam Ev Kitap YorumuPuanlama; 3/5

3.Acımasız- Sara Shepard

Sevimli Küçük Yalancılar serisinin 5. kitabı. Bu serinin elimdeki bütün kitaplarını bitirdiğim için çok mutluyum. Puanlama; 3/5

4.Bıçak Sırtı- Tess Gerritsen

Kitap hakkında ki düşüncelerim öğrenmek isterseniz; Bıçak Sırtı Kitap YorumuPuanlama; 4/5

5.Aynı Yıldızın Altında- John Green

Kitap hakkında ki düşüncelerimi öğrenmek isterseniz; Aynın Yıldızın Altında Kitap Yorumu.
Puanlama; 5/5

6.Kan Ateşi-Karen Marie Moning

Yine çok güzel bir Ateş Dizisi kitabıydı. Bu seri daha ilk kitabında favorilerim arasına girmişti. Puanlama; 5/5

7.Yakut Kırmızı- Kerstin Gier

Yeni bir seriye başlamak isteyenlere önerimdir. Çok güzeldi.  Puanlama; 5/5

8.Death Note 1

Bu ay ilk manga deneyimimi yaşadım ve sonuç olarak gerçekten eğlendim. Benim çok hoşuma gitti. Bu yazıyı hazırladıktan sonra da ilk animemi izlemeye gideceğim. Puanlama; 4/5

9.Tatlı Bela- Jamie McGUIRE

En kısa zamanda yorumu gelicek. Puanlama; 5/5

12 Temmuz 2013 Cuma

Blood Sisters İnceleme

Bildiğiniz üzere Vampir Akademisi serisinin filmi için çekimler başladı. Büyük bir VA fanı olarak, geç olsun da güç olmasın diyerek bu incelemeyi yapıyorum. Bu yazı gereksiz uzun olabilir uyarıyım ben sizi şimdiden.



Vampir Akademesi serisinin konusundan bahsetmek istersek, üç başlık altında toparlayabiliriz; aşk, fedakarlık ve dostluk. Kitap bu üç ana konu üzerinde yoğunlaşıyor ve Rose Hathaway adında ki kick-ass karakterimizin ağzından anlatılıyor kitaplar. Spoiler vermeden nasıl anlatırım konusunu inanın bilmiyorum sadece bu seri hakkında söyleyebileceğim tek bir şey var seveni kadar sevmeyini de fazla. Goodreads puanı ortalama 4,45-tam emin değilim-  olan bu seriyi ben herkese öneriyorum. Okuyun, okutun.

Kitapları sırasıyla; Vampir Akademisi, Buz Öpücük, Gölge Öpücük, Kan Sözü, Ruh Bağı ve Son Fedakarlık. Ülkemizde Artemis Yayınları aracılığıyla çıkan bu serinin bir de yan serisi mevcut. Yan serisi ise Kanbağı, Altın Zambak ve Mavi Büyü-henüz çıkmadı-

Vampir Akademisi kitabının konusunu öğrenmek veya satın almak isterseniz; Goodreads, D&R


fan yapımı bir çalışmadır.

Filminden bahsetmek istersek, öncelikle oyuncu seçimi hakkında söylemek istediğim şeyler var. Hiç bir karakter kafamdakine uygun değildi. Beğenmedim mi? Hayır, beğendim ama hayalimdeki oyuncular değildi.

Rose'u daha kadınsı ve biraz daha sert görünüşlü beklerdim, kızımız hanım hanımcık duruyor şimdilik. Umarım filmi izledikten sonra bu fikrim değişir. Dimitri ise Rus olmasıyla gönlümü kazanmış durumda. Lissa da olmuş sanki.

Film 14 Şubat 2014 tarihinde vizyona giricek. Bize beklemek ve set fotoğraflarına bakıp iç çekmek düşüyor.

Bütün Oyunculara şöyle bir göz atarsak;

Zoey Deutch- Rose Hathaway

Danila Kozlovsky- Dimitri Belikov

Lucy Fray- Lissa Dragomir

Dominic Sherwood- Christian Ozera

Ashley Charles- Jesse Zeklos

Claire Foy- Sonya Karp

Cameron Monaghan- Mason Ashford (Ben kızıl diye hatırlıyordum Masonu?!)

Gabriel Byrne-  Victor Dashkov

Sami Gayle- Mia Rinaldi (bu kız sarışın değil miydi?)

Joely Richardson- Kraliçe Tatiana

Olga Kurylenko - Kirova

Sarah Hyland- Natalie Dashkov

Şimdi gelelim görsellere. 

Rose Hathaway;





















Dimitri Belikov



















Lissa Dragomir





Evet siz film, oyuncular ve kitaplar hakkında ne düşünüyorsunuz? 

17 Haziran 2013 Pazartesi

Kanbağı-Richelle Mead / Kitap Yorumu

Herkese merhaba! Aslında dün yazmam gerekiyordu bu yorumu. Ama Twitter'ı kullananlar bilirler dün yine bir çok olay oldu ve onları takip etmekten buraya gelip yorum yazmak aklımın ucundan bile geçmedi. Yeniden olaylar biraz durulana kadar bir şeyler yazamayabilirim. Şimdi bilgilendirme bölümünü geçtikten sonra yorumumuza gelelim.


İçinde Adrian Ivashkov geçen bir kitap, gerisini siz düşünün. Vampir Akademisi serisi okuyanlar bilirler Adrian hayatımıza Buz Öpücük kitabıyla hızlı ve dumanlı bir giriş yapmıştı. Onu ilk okuduğum sayfadan itibaren yeni aşkım ilan etmiş Dimitri'yi elimin tersiyle bir kenara itmiştim. Bu açıklamayı yapma nedenim bir çoğunuzun bildiği üzere Kanbağı Vampir Akademisi serisinin yan serisi. Vampir Akademisi serisinden aşina olduğumuz karakterler üzerinden gidiyor kitabımız. Kısaca konusunua değinirsek;
Lissa'nın kraliçe olmasından hoşnut olmayan bir grup moroinin onu tahttan indirmeye çalışmasının ardından yaşanan olayları konu alıyor kitabımız. Bu güzel kitapta Abe Mazur, Jill, Eddie, Sydney gibi aşina olduğumuz karakterler var. Devamını öğrenmek için hemen gidip kitabı alın.
Eh en sıkıcı bölümü geçtiğimize göre, kitapta neler oluyor neler! Ben bu kitaba bayıldım. Richelle sen nasıl bir yazarsın böyle? Vampir Akademisi serisini bitirdikten sonra elim bu seriye gitmemişti. Eski tadı alamam sanıyordum. Şu an neden daha önce okumadım diye hayıflanıyorum! Alıp almamakta benim gibi kararsız kalan herkese tavsiye ederim. 



Bildiğiniz üzere Rose, Adiran'ın kalbini paramparça edip Dimitri'ye gitmişti. İşte yazarımız kalbi kırık Adrian ve Sydney'in birbirine güvenme sürecini eğlenceli bir dille anlatıyor. Ya da ben kitabı Adrian odaklı okuduğum için öyle algıladım. Bilmiyorum. Kitap benim için hep güllük gülüstanlık mıydı? Hayır. Keith ve Laurell'i öldürmek istedim. Aslında Keith'e önce işkence edip öyle öldürmek istedim. Keith'in yakalanması kitaptan en çok zevk aldığım kısımdı. Konusu bakımından ilk göz ağrım olan Vampir Akademisi serisini bile geçti benim için. Konusu daha orijinal geldi bana. Çetin ceviz Rose'dan sonra Sydney biraz pısırık kalsada gözümde. Adrian için bile okunur bu kitap. Son olarak kitabın sonuna bayıldığımı söylüyor ve kaçıyorum. Keyifli okumalar!



Haberci

Destek3

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...