Subscribe For Free Updates!

We'll not spam mate! We promise.

laini taylor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
laini taylor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Aralık 2014 Pazartesi

Kan ve Yıldız Işığı Günleri- Laini Taylor| Kitap Yorumu

Kitap: Days of Blood & Starlight
Yazar: Laini Taylor
Tür:  Fantasy, Young Adult
Yayınevi: Artemis Yayınları
Seri: Duman ve Kemiğin Kızı (#2)
Goodreads Puanı: 4.26

Bir zamanlar melek ve şeytan birbirine âşık oldu. Savaşların son bulduğu ve akan kanın durduğu bir dünya düşlediler. Bu dünya, O dünya değil, ne hazin…

"Elinizde bırakmak istemeyeceksiniz."
-Entertainment Weekly-

"Kader, umut ve kendini arayışa dair nefes kesici, romantik bir fantezi."
-The New York Times-

"Bir seri nadiren bu kadar nefis başlar."
-Kirkus Review-

"Ustaca yazılmış ve temposu güzel kurgulanmış."
-Publishers Weekly-
(Tanıtım Bülteninden)






Çok gecikmiş bir kitap yorumuyla karşınızdayım. Bir türlü kitap hakkında ne yazacağıma karar verememiştim ve hep erteliyordum. Sonunda cesaretimi topladım ve kısa da olsa Kan ve Yıldız Işığı Günleri'ne yorum yapmaya karar verdim. Umarım becerebilirim. *-*
 Öncelikle kitabı çook uzun süredir bekleyen bir grup var, ben onların içinde değilim. Ben Duman ve Kemiğin Kızı'nı okuduktan yaklaşık 4-5 ay sonra devam kitabı çıkmış oldu. Tabii ki çok sevindim ve 'Vay be kitabı tam zamanında okumuşum ehe ehe.' gibi tepkiler verdim. Neysee. Kan ve Yıldız Işığı Günleri'ni İstanbul Kitap Fuarından almıştım. Çok fazla bekletmeden hemen okudum kitabı. Söylememe gerek var mı bilmiyorum ama beklentilerim bir hayli yüksekti. Peki şimdi günün sorusu geliyor; Kitap beklentilerimi karşıladı mı? Tam olarak evet diyemeyeceğim. Çok daha farklı bir kitap bekliyordum sanırım -kesinlikle konusundan bahsetmiyorum-. Bence daha akıcı, daha hızlı okunan ve temposu biraz daha yüksek olmalıydı. Tabii bu söylediklerimden yanlış bir sonuç çıkarmayın kitap muhteşemdi, ben sadece Laini Taylor'dan daha fazlasını bekliyordum.

İlk kitabın yorumu için buraya tıklayabilirsiniz. Bu yazı ilk kitap hakkında spoiler içerebilir, lütfen ona göre okuyunuz.

Bildiğiniz üzere ilk kitabın sonunda Akiva ve Karou acı gerçeklerle yüzleşiyorlardı. Laini Taylor resmen yüzümüze iki tokat atıp, şimdi ne yaparsanız yapın demeye getirmişti kitabın sonunu. Kan ve Yıldız Işığı Günleri o malum olaydan haftalar sonrasını anlatıyor. Karou meleklerin yakıp yıktığı ülkesine dönmenin bir yolunu buluyor ve gerçekten yaşayan tüm Kimeraların ortadan yok olduğuna inanıyor. Ta ki Beyaz Kurt ile karşılaşana kadar. Korou zaten bir meleği sevdiği için -tüm ırkının yok olmasına neden olan o meleği- kendinden nefret ediyor, Brimstone artık yok yani tamamen çaresiz bir durumda. Ve Beyaz Kurt ile karşılaşınca bir karar veriyor, yıllardır Brimstone'un yanında öğrendiği işi şimdi ırkını kurtarmak adına kendi yapıcak. Diriltme işlemini. Bu Karou'yu hem fiziken hem de ruhen yıpratan bir işlem bir de üstüne kendini güvende hissetmediği bir ortamda bulunduğu için çökmüş durumda.
Akiva ise bambaşka bir konu, Karou'nun peşinden gidiyor ona yardım etmek için ama ne kadar ararsa arasın bir türlü bulamıyor. Daha sonra ise Karou'nun öldüğünü düşünmeye başlıyor ve o da kendince Kimera'lara yardım etmeye çalışıyor. Sonuçta o da kendini suçlu ve perişan hissediyor. *fangirlmod*

Olaylar yukarıda anlattığım seyirde ilerliyor uzun bir süre, kayde değer çok fazla bir şey olmuyor. Bir de üstüne olaylar sadece Karou'nun ağzından anlatılmayınca arada sıkılıp kitabı bir köşeye bıraktığım oldu. Aslında anlatmak istediğim, bu kitap Duman ve Kemiğin Kızı gibi akıp gitmedi. Çok sevdiğim yeni bir karakter girdi kitaba, arada yazar beni çok şaşırtacak güzel süprizler yaptı hatta kitabın bir yerinde öylesine şok oldum ki yaklaşık 10 sayfayı ağzım açık okudum ama yine de ilk kitap bence çok daha iyiydi.

Sonuç olarak ben kitabı sevdim, okuduğum çoğu fantastik seriden çok daha kaliteli gidiyor şimdilik. Bakalım son kitapta Laini Taylor bize ne gibi şoklar yaşatıcak. Büyük bir merakla bekliyorum.

Puanlama: 5/5
 

23 Haziran 2014 Pazartesi

Duman ve Kemiğin Kızı- Laini Taylor| Kitap Yorumu


Kitap: Duman ve Kemiğin Kızı
Yazar: Laini Taylor
Tür:  Fantasy- Young Adult- Paranormal
Yayınevi: Artemis Yayınları 
Seri: Duman ve Kemiğin Kızı (#1)
Goodreads Puanı: 4.06


Bir zamanlar şeytanın ininde, yerde tüylerle oynayan masum bir kızdı.
O, artık masum değil...
Zuzana defteri alırken, arkadaşları Pavel ve Dina, kızın omzunun üzerinden çizimlere bakmak için uzandı. Karou'nun çizim defteri okulda bir efsaneye dönüşmüştü ve elden ele dolaşan defterdeki yeni çizimler her gün hayranlıkla incelenirdi. Bu defter -hayatı boyunca çiziktirdiği doksan ikinci defter- lastik bantlarla sarılıydı ve Zuzana bunları koparırcasına çıkardığı anda defter açılıverdi. Defterin her bir sayfası tutkal ve boyayla öylesine şişmişti ki cildi her an dağılabilirdi. Defter bir yelpaze gibi açılırken Karou'nun özgün karakterleri sayfalar üzerinde harika ve fazlasıyla tuhaf çizgileriyle dalgalandı. Ama kimse bu karakterlerin gerçek olduğunu tahmin bile edemezdi.







Duman ve Kemiğin Kızı çıktığı günden beri okuma listemde olan ama Artemis Yayınları'ndan çıktığı için bir türlü cesaret edemediğim bir kitaptı. Yayınevine göre kitap mı alıyorsun diye soranlar olursa diye hemen cevap vereyim; evet alıyorum. Sonuçta Artemis bir seriye başlayıp devamını getirmemesiyle ünlü. Zaten Duman ve Kemiğin Kızı da bir yıl önce, Mart 2013 te çıkmış. Hâlâ devamı yok. Yurt dışında ise serinin üçüncü ve son kitabı çıktı.

''Bir varmış bir yokmuş, bir Melek'le şeytan birbirlerine aşık olmuş. Ve hikayenin sonu hiç iyi bitmemiş.''

İyice yayınevine giydirmeye başlamadan önce kitabın konusuna geçsem iyi olacak. Karou'nun kısmen de olsa normal bir hayatı var. Liseye gidiyor, sanatla ilgileniyor ve çok sevdiği bir şehir olan Prag'da yaşıyor. Hayatının normal olmayan tarafında ise, Brimstone'un dilek dükkanında çalışıyor. Ayrıca Karou gerçek ailesini, Brimstone'un dükkanına nasıl geldiğini bilmiyor. Gözünü açtığından beri orada, Brimstone'un bir nevi ayak işlerini yapıyor ve bunun karşılığında ise dilekçikler kazanıyor. Kazandığı dilekçikleri ise saçını mavi yapmak, onu aldatan sevgilisinin olmayacak yerlerini kaşındırmak için kullanıyor. Ayak işleri derken neden bahsettiğimi de söyleyince kitap hakkındaki düşüncelerime geçeceğim. Karou büyülü geçitlerden geçip, satıcılardan diş topluyor.
Karou normal hayatına devam ederken geçit olarak kullandığı kapıların üzerinde yanık el izleri çıkmaya başlamıştır. Etrafta bunu yapanların melek olduğu söylentileri dolaşmaya başlamıştır, tabii kızımız bunu çok ciddiye almadan işlerine devam ediyordur. Ta ki diş almak için gittiği yerde bir melek tarafından saldıraya uğrayana kadar. Bundan sonra ise her şey değişiyor.

Bu nasıl bir kitap böyle? Masalsı ve akıcı anlatımı, hikayenin geçtiği büyülü ortamla birleşince ortaya resmen bir şahaser çıkmış. Karakterleri çok sevdim Karou, Brimstone, Akiva. Hepsi alışık olduğumuz genç yetişkin romanlarındaki karakterlerden farklıydılar. Ayrıca yazarın yaptığı betimlemeler sonucunda, Prag'a gitmek gibi bir isteğim oluştu. Allahım lütfen ya! Beni önce Dublin'e sonra da Prag'a götürecek bir uçak bileti hediye gelsin birilerinden.

Daha fazla uzatmadan yorumumu bitirmek istiyorum aslında ama son olarak söylemek istediğim bir şey var. Kitabın sonu cidden çok fena bir yerde bitiyor, öğrendiğimiz onca gerçekten sonra yüzümüze tokat gibi inen son bir gerçekle, yazar biz okurları ikinci kitap için kıvranır halde bırakmış. Artemis ikinci kitabı ne zaman çıkarır bilmiyorum, bu gerçekle kitaba başlayın. Neyse, sonuç olarak ben ba-yıl-dım. Tüm fantastik severlere tavsiye ediyorum.

Puan: 5/5



Haberci

Destek3

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...