Subscribe For Free Updates!

We'll not spam mate! We promise.

james dashner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
james dashner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ekim 2014 Cuma

Son İsyan- James Dashner | Kitap Yorumu


Kitap: The Death Cure
Yazar: James Dashner
Tür:  Young Adult, Dystopia
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Seri: Labirent (#3)
Goodreads Puanı: 3.81


Her şeyin sonu geldi!

İSYAN, Thomas'ın her şeyini almıştır: hayatını, anılarını ve sonunda arkadaşı olan Kayranlıları. Ama artık sona ermiştir. Son bir testin ardından Deneyler tamamlanmıştır.

Kurtulan olacak mı? Ama İSYAN, Thomas'ın onların düşündüğünden çok daha fazlasını hatırladığını bilmemektedir. Ve Thomas artık söyledikleri tek kelimeye bile inanmayacaktır!

Gerçek dehşet verici olacak. Thomas Labirent'i yenmiş, Alev'de hayatta kalmıştır. Arkadaşlarını kurtarmak için her türlü riski göze alacaktır. Ancak bu kâbusu sona erdirecek tek şey, gerçeğin ta kendisidir. Artık yalan yok.

"James Dashner'ın kitaplarına başlamadan önce derin bir nefes alın."
-Deseret News-

"Hayranlarının Sineklerin Tanrısı, Açlık Oyunları ve Lost'un birleşimi olarak tanımladığı, olağanüstü bir hayatta kalma hikâyesi."
-EW.com -







Çok mutsuzum, hayal kırıklığına uğradım ve köpürüyorum. Uyumsuz serisinin final kitabı bile bundan daha güzeldi yahu. Halbuki Labirent serisinin ilk iki kitabını çok severek okumuştum, her ne kadar eksiklikleri olsa da oldukça güzel kitaplardı.
Ay neyse, direk konudan kısaca bahsedip yoruma geçmek istiyorum. Birinci kitabın yorumunu okumak için buraya, ikinci kitabın yorumunu okumak için de buraya tık. Diğer kitapları okumayanlar için spoiler içerir. Son İsyan hakkında çok fazla spoiler vermemeye çalışacağım.

Alev Deneyleri'nin sonunda Thomas'ı bir odaya kapatıyorlardı bildiğini üzere. Kitap kaldığı yerden devam ediyor. Thomas zaman kavramını yitirmiş, odaya kapatıldığından beri duş almamış ve kimseyle konuşmamış. Teressa ile olan bağı da kopmuş durumda, Thomas'ı ayakta tutan ve delirmemesini sağlayan tek şey içindeki nefret. Bir gün kapı aralanıyor, Fare Adam içeri girip testlerin tamamlandığını ve son bir aşama kaldığını söylüyor. Ve dışarı çıkmasına izin veriyorlar, arkadaşlarıyla yanyana geldiği gibi kaçış planı yapıyorlar ve kaçıyorlar da. Bundan sonrasını da okuyup görün. *.*



En rahatsız olduğum şey yazarın ilk iki kitapta cevapsız bıraktığı sorulara son kitapta da cevap alamamış olmamız. Dişe dokunur tek bir bilgi öğrenemeden, üstüne yeni kişiler ve sorular ekleyerek daha fazla cevapsız soru bırakarak yazarın nasıl bir final kitabı yazdığına anlam veremedim. Kitap daha çok seri devamı gibiydi. Thomas'ın geçmişini öğrenmemek için ısrar etmesi, Brenda söylediği şeyleri açıklayacakken onu susturup önemi olmadığını söylemesi beni delirtti. Sanki yazar daha önce yazdığı şeylere kılıf uyduramamış da  karakter aracılığıyla geçiştirme yapmış hissine kapıldım.

Zorlama bir iki olay, bir dünya cevapsız soru ve gereksiz ölümlerle dolu bir kitaptı benim için. İlk iki kitabı ne kadar sevdiysem son kitapta o kadar hayal kırıklığına uğradım. Keşke seri devamı olsaydı da ne muhteşem bir kitap olduğunu anlatsaydım burada. Seriyi bitirmek için okuyun derim ama çok beklentiye girmeyin. Belki senaristler bir güzellik yapar da filmde sorularımıza cevap alırız, umudum o yönde.

Not: Çok kısa yazmışım, postu düzenlerken farkına vardım. İçimden gelmemiş herhalde ama ne hissettiğimi anlamışsınızdır. ^^

Puanlama: 3/5

20 Eylül 2014 Cumartesi

Labirent: Ölümcül Kaçış| Film Yorumu

IMDB sayfası











Sonunda! Bu filmin vizyona girmesini o kadar çok bekledim ve kitaplar hakkında o kadar çok konuştum ki erkek arkadaşım bile film için çok heyecanlıydı. Çok yorgun olmamıza rağmen dün gece 21.30 seansına girip filmi izledik ve ben salondan mutlu olarak ayrıldım. Sevgilim de beğendi ve ikinci kitapta neler olduğunu anlatmam için kafamın etini yedi. :D Ama tabii ki anlatmadım, ya kitabı okur ya da film çekilene kadar beklemek zorunda kalır. Muhahaha :D

Birinci kitabın yorumu için buraya, ikinci kitabın yorumu için ise buraya tık tık. Bu yorum kitap hakkında çokça spoiler içerir. Kitabı okumayanlar lütfen yorumu okumasın, ya da illa okuyacağım diyorsanız uyarmadı demeyin. *.*

Kitabı okuyan herkesin kafasında aynı sorular vardı; Film kitaba ne kadar bağlı kaldı? Daha önce gördüğümüz uyarlamalar gibi ortaya bombok bir şey mi çıktı? İzlesek mi yoksa kitabı kafamızdaki gibi hatırlamaya devam mı etsek? Öncelikle bu sorulara cevap vermek istiyorum, daha sonra oyunculuklar hakkında birkaç şey söyleyeceğim.
Film kitaba tamamen sadık değildi, kitabın her kısmını hatırlayamasam da gözüme çarpan bazı değişiklikler vardı. Örneğin, ilk çocuk Kayran'a geldiğinde binalar inşa edilmiş haldeydi ama filmde Alby kendilerinin inşa ettiğini söylüyor. Labirentten çıkış yolunu bulmaları ve duvarlar kapanmadığı zaman Izdırap Verenler'in Kayranlılar'a saldırmasında da değişikler vardı diye hatırlıyorum. Ama dediğim gibi kitabın o sahnelerini net olarak hatırlayamadığım için kesin bir şey söyleyemiyorum. Ayrıca kurtuldukları kısımda da değişiklikler vardı sanırım, İsyan çalışanlarının ölümünü videodan izliyorlar ama kitapta kurtulanların gözlerinin önünde öldürülüyorlardı. Son olarak kitapta hatırladığım ve filmde olmayan kesin bir sahne vardı, haritaların yakıldığı kısım.

Ben bunca değişikliğe rağmen filmi sevdim. Filmi bambaşka hale getirmemişler, özüne sadık kalınmış ve insanı hayal kırıklığına uğratmıyor. Ama beklentilerinizi çok yüksek tutmamanızda yarar var. Bana kalırsa Ateşi Yakalamak kadar başarılı bir uyarlama değildi.


Dylan O'brien! Bana kalırsa karakterin hakkını vermiş, izlerken aklımdan hiç ''Bundan nasıl Thomas olur ya!'' diye geçirmedim. Ayrıca Chuck ile o son sahnelerde gözümün dolmasına neden olacak kadar iyi bir performans sergilediler. Ama benim kitapta da en favori karakterim olan Minho kadar başarılı bulamadım, nedense Minho her şeyiyle tam gözümde canlandırdığım gibiydi.
Filmde gözüme çarpan en güzel şey, konuşma arasında bir kere lülekafa dendi. Bence kitabı okuyanlar için güzel jest olmuş çünkü filmde bunun ne demek olduğuna dair bir açıklama yapılmadı.

İkinci filmi merakla bekliyorum, izlemek isteyenler gönül rahatlığıyla izleyebilir. Ölümcül Oyuncaklar faciası yok ortada. Son olarak unutmadan söyleyeyim, serinin üçüncü ve son kitabı Labirent: Son İsyan adıyla bugün satışa sunuldu. Ben kitap için çok heyecanlıyım, bakalım final nasıl olacak?

Puanlama: 7.5-8/10

23 Mayıs 2014 Cuma

Labirent: Alev Deneyleri- James Dashner| Kitap Yorumu


Kitap: Labirent: Alev Deneyleri
Yazar: James Dashner
Tür:  Young Adult- Dystopia
YayıneviPegasus Yayınları
SeriThe Maze Runner (#2)
Goodreads Puanı: 4.00



Labirent bulmacası çözülünce her şeyin sona ermesi gerekiyordu…
Thomas, Labirent'ten kaçışın tüm Kayranlılar için özgürlük anlamına geldiğini düşünmektedir. Fakat İsyan'ın işi henüz bitmemiştir. İkinci Aşama daha yeni başlamıştır: Alev Deneyleri.
Kural yok. Yardım yok. Ya başarırsın ya ölürsün.
Güneş ışınlarından en fazla etkilenen bölge olan Alev'i geçmek için iki haftaları vardır ve İsyan, işlerini zorlaştırmak için karşılarına binbir türlü tehlike çıkarmaya hazırdır.
Arkadaşlıklar sınanacak. Sadakat sorgulanacak. Hiçbir şey kesin değil!
Kayranlılar önlerine çıkan tüm tehlikelerle yüzleşmeye hazır olsalar da kurtuluşun tek yolu diğerlerini yok etmekten geçiyor olabilir.
"Nefes kesici, sinematografik bir macera."
-Publishers Weekly-
"İlk kitabı sevenler bu nefes nefese maceranın da esiri olacaklar."
-Children's Literature-
"Bu heyecan dolu kitaptaki ahlaki ikilemler ve ölümcül bir ortamda hayatta kalmaya çalışan çocuklar, hikâyeyi daha da etkileyici bir hale getiriyor."
-VOYA-
"Gerçekte neler olduğunu anlamaya çalışan karakterlerle okuru da meraka sürükleyen bu devam kitabında heyecan hiç sönmüyor.
Son ana kadar kalbiniz sıkışacak."
-Kirkus Reviews-
"Müthiş bir macera; sürükleyici, zekice."
-Newsday-
(Tanıtım Bülteninden)




Labirent: Ölümcül Kaçış'ın yorumunu yaparken, Pegasus Yayınları'nın bizi çok bekletmemesini temenni etmiş ve büyük bir merakla beklediğimi belirtmiştim. Sonuç olarak yayınevi sızlanmaları duymuş olucak ki :P beklediğimden de kısa sürede serinin ikinci kitabı olan Labirent: Alev Deneyleri'ni çıkardı.
Kitabın ilk birkaç sayfasına göz atma niyetiyle oturmuştum koltuğa çünkü final haftam başlamak üzereydi ve kitap okuyarak dönem uzatma riskine girmek istemiyordum. Sonuç olarak o koltukta saatlerce oturdum ve kitap bittiğinde kalktım. Söylememe gerek yok sanırım, tabii ki ders çalışamadım. Beklediğim kadar güzeldi ama beni sinir krizine sokan yerlerde oldu. Neyse, önce kısaca kitabımızın konusuna değinelim daha sonra bunları konuşuruz.

*Labirent: Ölümcül Kaçış hakkında ağır spoiler içerir. İlk kitabı okumadan bu yorumu okumayınız lütfen. İlk kitabın yorumu için buraya tık.



Bildiğiniz üzere birinci kitabın sonunda tüm Kayranlılar labirentten kurtulmuşlardı. Bir grup onları İSYAN'ın elinden kurtarıp başka bir yere götürüyorlardı. Olaylar da tam oradan başlıyor. Kayranlılar'ın karnı doymuş, temizlenmişler ve rahat yataklarında yatıyorlar. Kendilerini oldukça güvende hissetmeye başlamışlar, bir daha başların böyle kötü olaylar gelmemesini umuyorlar. Teresa'yı diğer Kayranlılardan ayırarak başka bir odaya yerleştiriyorlar, Thomas bunu onun güvenliği için yapıldığını düşünüyor. O gece Teresa, Thomas'a zihin yoluyla ters giden  bir şeylerin olduğunu söylüyor ve ortadan kayboluyor. O andan itibaren aslında her şeyin yalan olduğu, labirentten kurtulmuş olsalar bile hâlâ İSYAN'ın elinde oldukları ve oyunu onların kurallarına göre oynamaları gerektiğini anlıyorlar. Böylece kendilerini yeni bir deneyin içinde buluyorlar; Alev Deneyleri.

Rahatladı. Artık güvendeydi, kurtarılmışlardı ve bu yatakhaneye getirilmişlerdi. Artık endişelenmeyecekti. Izdırap Verenler yoktu. Ölüm yoktu.
Thomas, sf. 7

Labirent: Ölümcül Kaçış serisi bu kitabıyla beraber kesin olarak favorilerim arasına girmiş bulunuyor. Her sayfayı büyük bir merakla çevirdim ve cevaplara ulaşabilmek için yerimden kalkmadan kitabı okudum. Peki aradığım cevapları buldum mu? Hayır. Bir de üstüne kafamda yeni yeni sorular birikti ve buna rağmen ne seriden soğudum ne de kitaptan. Aksine büyük bir açlıkla devam kitaplarının ne zaman çıkacağını merak ediyorum. Umarım Pegasus yine sesimi duyar ve devam kitabını elinden geldiğince çabuk çıkarır. Zira benin cevapları öğrenmek için beklemeye tahammülüm kalmadı.


Ayrıca  bu kitapta yavaştan bir aşk üçgeninin sinyalleri verilmeye başlandı. Spoiler olmasın diye hangi karakterler arasında olduğunu söylemeyeceğim ama yalnızca aşk üçgenin ortasında çoğu kitabın aksine bir erkek karakterin bulunduğunu belirtmek isterim.  Hazır karakterlerden bahsetmeye başlamışken, bu kitapta birçok şaşırtıcı olaylarla beraber kitaba birden fazla karakter ekleniyor. Her biri hakkında fazlaca bilgi alamasak da eminim ilerleyen kitaplarda o karakterleri daha iyi tanıma şansına sahip oluruz.

Akıcılığı, merak unsuru ve aksiyonu eksik olmayan bir kitaptı Alev Deneyleri. Ben çok sevdim, ayrıca kapağın ve çevirinin güzelliğinden bahsetmeyeceğim bile. Benden tam puan alamamasının nedeni ilk kitapta merak içinde kaldığımız soruların cevaplarını bu kitapta da alamamış olmamızdı.

Puanlama: 4/5

21 Ocak 2014 Salı

Labirent: Ölümcül Kaçış- James Dashner| Kitap Yorumu


Kitap: Labirent: Ölümcül Kaçış
Yazar: James Dashner
Tür:  Young-Adult, Science Fiction, Dystopia
Yayınevi: Pegasus
Seri: The Maze Runner (#1)


Thomas bir asansörde uyandığında hatırlayabildiği tek şey ismidir. Ailesini, evini veya oraya nasıl geldiğini anımsamamaktadır. Zihni bomboştur. Asansörün kapıları açıldığında Thomas kendini Kayran isimli, devasa taş duvarlarla çevrili geniş bir alanda ve burada yaşayan çocukların arasında bulur. Tıpkı Thomas gibi Kayranlılar da oraya neden ve nasıl geldiklerini bilmemektedir. Tek bildikleri çevrelerini saran labirente çıkan taş kapıların her sabah açılıp her akşam kapandığı ve her otuz günde bir aralarına yeni bir çocuk katıldığıdır. Kimse Kayranda kalmak istemese de kurtulmak imkânsız görünmektedir. Yine de Thomasın içinde bir his, çıkış yolu bulabileceğini söylemektedir. Ama bunun için zihninin derinlerinde yatan sırları açığa çıkararak labirentin gizemini çözmesi gerekecektir.




Sevgili Pegasus, kitabı daha dün bitirmiş olmama rağmen ikinci kitap için yalvarıyorum sana. Hemen çıksın, yıllarca bekletme bizi zaten kalbim de dayanmaz. Demir Kral'da yaşadığım hayal kırıklığından sonra kitaba biraz temkinli yaklaşmıştım. İlk sayfalara şöyle bir göz atarken, kitabı okumaktan kendimi alamaz hale geldim ve kitabı bırakıp başka işlerle ilgilenirken bile aklım kitaptaydı. Bu benim için çok nadir olan birşeydir.

Kitabı okumaya başladığınız ilk andan, son ana kadar durmadan birşeyleri merak ederek okuyorsunuz. Her sayfada şaşırma ihtimaliniz yok belki ama bu unsur daha fazla sayfa okumanıza neden oluyor. Benim açımdan bakarsak, bir an önce sona gelip neler olduğunu öğrenmek istedim ve 24 saatten kısa bir sürede bitirdim. Peki, sonuç? Lanet ikinci kitabı istiyorum.

Labirent: Ölümcül Kaçış'ı okurken aklıma sık sık Açlık Oyunları serisi geldi. Konu olarak birbirine benzediklerinden değil, uzun zamandır Açlık Oyunları kadar zevk aldığım nadir distopik romanlardan biri olmasından dolayı. Karakterler, yaratılan dünya, kitabın sonlarına doğru ortaya çıkan gerçekler hepsi zevkten dört köşe olmama neden oldu.

Yazar okunması kolay bir kitap yazmış ve çeviri de çok hoşuma gitti. Pegasus kitabın kapağı, yazı puntoları ve kalitesiyle resmen gönlümde taht kurdu. Ben çok sevdim, Labirent: Ölümcül Kaçış'ı, kesinlikle tavsiye ediyorum. OKUYUN! lütfen.


Son olarak kitabın filmi de çok yakında vizyona giricek, başrolde Dylan O'Brien var.

Bütün lülekafalara buradan selam olsun! :D

5/5

Ads Inside Post

Sitemize Hoşgeldiniz :)

Haberci

Destek3

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...