Subscribe For Free Updates!

We'll not spam mate! We promise.

gözlerindeki canavar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gözlerindeki canavar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2015 Cumartesi

Gözlerindeki Canavar- J.M. Darhower | Kitap Yorumu


Kitap: Monster in His Eyes
Yazar: J.M. Darhower
Tür: Dark, Romance, Adult
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Seri: Gözlerindeki Canavar (#1)
Goodreads Puanı: 4.31


Kırmızı Başlıklı Kız, Koca Kötü Kurt'a âşık olursa… Ignazio Vitale iyi bir adam değildi. Onu ilk gördüğümde tehlikeyi sezmiştim. Karanlık ve öldürücü… Büyüleyici ve ürkütücü... İstediğim her şey ve ihtiyacım olan son şey... Saplantı…

Beni ağına düşürmesi, yatağa atması ve hayatına dahil etmesi çok uzun sürmedi. Onun sırları vardı, hayal bile edemeyeceğim sırlar… Gözlerindeki karanlık, ürkütücü ve heyecan vericiydi. O, yakışıklı prens maskesi ardına gizlenmiş bir canavardı ve maskesini çıkardığında her şey değişmişti. Ondan nefret etmek istiyordum. Bazen ediyordum da... Ama bu onu sevmeme engel olmuyordu.
(Tanıtım Bülteninden)








Bu tam olarak kitap yorumu olmayacak aslında. Küçük bi açıklama yaptıktan sonra Goodreads'te yazdıklarımı buraya koyacağım. O yüzden kusura bakmayın lütfen.

Gözlerindeki Canavar için her yerde çelişkili yorumlar yaptığımın farkına vardım. Instagramda dün akşam fotoğraf paylaşmıştım ''Biraz fazla sevmiş olabilirim.'' diye. Kitabın son 70 sayfası kalmıştı. Okurken bir şeyler yanlış geliyordu ama o an çok beğendiğimi düşünmüştüm. Kitabı bitirdim ve yattım. Sabah kalktığımda ise kitaptan nefret ettiğimi düşünmeye başladım. Çünkü okuma sarhoşluğum* etkisini yitirdikçe kitaptaki terslikler gözüme gözüme batmaya başlamıştı. Bugün instagramda Yabancı Yayınları fotoğrafımı paylaşınca kendi halime güldüm. Ne çelişkili insanım ben ya diye de söylendim uzun. Neyse. Bu kitap hakkında benim düşüncelerim -son ve değişmeyecek olan- böyle;

SPOILER VEREBİLİRİM, BUNU GÖZE ALARAK OKUYUN.

Bu kitabı hem sevdim hem de nefret ettim. Benliğimin büyük bir parçası NEFRET ETTİ. Bilen bilir kitabı ilk okumaya başladığım zaman, daha ilk sayfadan bayılmıştım. Diyaloglar cidden çok güzeldi. Okurken vay be dediğim cümleler oldu sık sık. Bol bol güldüm -ana karakter ve onun oda arkadaşıyla olan muhabbetlerine-, ''Oha benim de böyle hocam var!'' diye isyan ettim. Kitaba o kadar çok post it yapıştırdım ki kitaplığımın en renkli kitabı oldu. Kurguyu da sevdim. İşte buradan sonrası koca bir ama ile devam edicek. Allah aşkına o erkek karakter neydi? İliklerime kadar nefret ettim. Bu karaktere nasıl hayran oldunuz? Adam bildiğin kızı gırtlaklıyor. Canını yakıyor özür bile dilemiyor. Onu geçtim ana karakter nasıl bi salak. Adamın katil olduğu belli. ADAM KATİL YA. Niye şaşırıyor? Neden yani. Ayrıca kız biraz daha küçük olsa olay pedofileye kayıcakmış? Yazar illa 18 yaşında mı yazmak zorundaydı kızı? Herif 40 yaşına gelmiş neredeyse. Bunu da geçtim, yaş olayına gözlerimi kapadım diyelim. Naz'ın olduğu her sahne içimi daralttı. Kitabın sadece kurgusunu düşünürsem, karakterleri yok sayarsam benden 5 puan alır. Ama karakterleri işin içine sokarsam belki 2? Puan vermiyorum bu kitaba. Benim için puan verilecek kitaplar kategorisine girmiyor.


*Okuma sarhoşluğu dediğim şey bazen kitaptaki hava ve kurgu çok hoşuma gittiği zaman kitapta olan ve bana ters gelen bazı şeyleri beynim otomatikman düzeltiyor. Bu kitap için konuşursak kızın yaşını daha büyük düşünerek okumuştum.

Ads Inside Post

Sitemize Hoşgeldiniz :)

Haberci

Destek3

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...