Subscribe For Free Updates!

We'll not spam mate! We promise.

epsilon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
epsilon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Temmuz 2014 Çarşamba

Umutusuz- Colleen Hoover| Kitap Yorumu



Kitap: Umutsuz
Yazar: Colleen Hoover
Tür:  Romance- Young Adult
Yayınevi: Epsilon Yayınları 
Seri: Umutsuz (#1)
Goodreads Puanı: 4.45

Lise son sınıf öğrencisi olan Sky çapkınlığı kendi şanıyla yarışan Dean Holder'la tanışır. İlk karşılaştıkları andan itibaren Holder onu hem korkutur hem de cezbeder. Ona dair bir şeyler, Sky'ın derinlere gömmek için çok uğraştığı sıkıntılı geçmişine ait anılarını ateşler. Sky ondan uzak durmaya kararlı olsa da Holder'ın kararlı tutumu ve esrarengiz gülümsemesi savunmasını yerle bir edip aralarındaki bağın güçlenmesini sağlar. Ama gizemli Holder'ın sakladığı sırlar vardır, bu sırlar ortaya çıkar çıkmaz Sky sonsuza kadar değişir ve güven duygusu gerçekler karşısında yenilgiye uğrar.
Sky ve Holder ancak çıplak gerçeklerle cesurca yüzleşerek yaralarını iyileştirebilecek ve sınır tanımadan yaşayıp birbirlerini sevebileceklerdir.
Umutsuz nefesinizi kesecek, merakınızı uyandıracak size ilk aşkınızı hatırlatacak bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)








Bu kitap hakkında ne söylersem söyleyeyim okurken bana hissettirdiği duyguları size anlatamayacağım. O yüzden eğer bu kitabı okumadıysanız hemen satın alın, yorumun devamını bile okumanıza gerek yok. Young Adult türünü sevmiyor olabilirsiniz, bu tip kitapları okurken sıkıntıdan patlıyor da olabilirsiniz ama Umutsuz'a bir şans vermek zorundasınız. Çünkü türünün diğer örneklerinden oldukça farklı ve ayakları yere basan karakterlerle dolu.

''Tanrı sırf birini sevdiğin için seni Cehennem'e mahkum edecek biriyse, sonsuzluğu O'nunla geçirmek istemezdim.''
Dean Holder| sf. 219

Sky çok küçükken evlat edinilmiştir ve lise son sınıfa kadar evde eğitim almıştır. Annesinin teknoloji düşmanlığı nedeniyle internete erişimi, cep telefonu ve hatta televizyonu bile yoktur. Yapmaktan zevk aldığı iki şey var; koşmak ve kitap okumak. En yakın arkadaşı ise yan komşusu olan Six. En yakın arkadaşının yardımıyla, annesini son senesinde devlet okuluna gitmeyi ikna ediyor ve böylece gerçeklerle yüzleşeceği zamana doğru adım adım ilerlemeye başlıyor.
Dean Holder şiddet dolu geçmişi olan ve kavgadan kaçınmayan bir tip. Uzun süre ortalıktan kaybolmuş ve sonunda eve döndüğünde ise herkesin dikkatini üzerine çekmiş durumda.
Dean ve Sky tesadüf eseri bir gün markette karşılaşıyorlar. Sky, Dean'in hareketlerine anlam veremiyor ve ondan ürküyor ama aynı zamanda ona karşı koyamadığı bir şekilde de çekiliyor. Zaten bu karşılaşmadan sonra geri sayım başlıyor.

''....Hayat bölümlere değil dakikalara bölünebilir. Hayatınız boyunca olan olaylar hızlı çekim, boş sayfalar ya da bölüm araları olmaksızın ardı ardına devam eden dakikakalar hapsolur, çünkü ne olursa olsun hayat devam eder, kelimeler akar, gerçekler hoşunuza gitse de gitmese de ortaya çıkar ve hayat asla durup soluklanmanıza izin vermez.''
Sky| sf. 276

Kitap başlarken tipik ilk aşk hikayelerinden biri olarak düşünebilirsiniz. Oldukça sevimli çiftimiz birbirlerine yakınlaşmaya başlıyorlar ve aralarında güzel bir iletişim gelişmeye başlıyor filan. Ama daha sonra hikaye ilerledikçe işin içinde daha ciddi ve karanlık bir şeylerin olduğunu anlamaya başlıyorsunuz. Holder'ın kurduğu cümleler, hikayede Sky'ın beklenmedik anda ortaya çıkan küçüklüğüne dair anıları ve daha birçok unsur size sinyaller vermeye başlıyor.

Ben daha ilk geçmişe gittiğimizde olayın ne olduğunu anlamıştım ve buna rağmen okurken etkilenmekten kendimi alamadım. Yazar sade ama bir o kadar da vurucu bir dille yazmış kitabı. Bir yandan Dean Holder'a gönlümü kaptırırken diğer yandan ise Sky'a üzülmekten kendimi alamadım. Kitabın sonlarına doğru ben her şeyi tahmin etmiştim zaten, yazar daha fazla şaşırtamaz beni dediğimde ise üst üste iki gol yediğimi de belirtmek istiyorum.

''İki insan bir olduğunda olan şey buydu: artık sadece sevgiyi paylaşmakla kalmazlardı. Acıyı, üzüntüyü ve kederi de paylaşırlardı.''

Sonuç olarak yukarıda da belirttiğim gibi herkese öneriyorum. Mutlaka göz atın. Hatta D&R indirimleri takip ederseniz oldukça uygun bir fiyata sahip olabilirsiniz zira ben 5 TL gibi bir fiyata satın almıştım.

Puanlama: 5/5

Not: Gerçekçi olalım kızlar, asla Dean Holder gibi bir sevgilimiz olmayacak. :(


30 Haziran 2014 Pazartesi

Sıcak- Maya Banks | Kitap Yorumu


Kitap: Sıcak
Yazar: Maya Banks
Tür:  Romance- Adult Fiction- Erotica
Yayınevi: Epsilon Yayınları 
Seri: Nefes Nefese Üçlemesi (#1)
Goodreads Puanı: 4.00

Gabe, Jace ve Ash: Ülkenin en varlıklı ve güçlü erkekleri. İstedikleri her şeyi elde etmeye alışkınlar. Hemen her şeyi. Gabe'in en büyük hayali ise onun için yasak elma olan bir kadınla fantezi yaşamak. Şimdi o yasak elma yeterince olgunlaşmış durumda...

Gabe Hamilton, Mia Crestwell'i otelin açılışında gördüğünde, aklından geçenler yüzünden cehenneme gideceğini biliyordu. Ne de olsa, Mia onun en yakın arkadaşının kardeşiydi. Ama artık küçük değildi. Gabe de arzularını hayata geçirmek için çok uzun süre beklemişti.
Mia'ya ilk gençlik günlerinden beri ilgi duymuş, onunla ilgili hayaller kurmuştu. Kendisi ondan on dört yaş büyükse ne olmuştu yani? Mia ise onu erişilmez biri olarak görüyor ama bu adama duyduğu tutkudan kurtulamıyordu.
Gabe onu kendi dünyasına çektiğinde, Mia bu adam ve talepleri hakkında bilmediği çok şey olduğunu keşfedecekti. Yoğun ve tutkulu ilişkileri ikisinin de beklemediği bir yolda ilerleyebilir, belki ihanete bile açık olabilirdi.





Bu kitabı nasıl yorumlayacağıma bir türlü karar veremedim. Aslında blogumda beni çok fazla etkisinde bırakmayan kitaplardan bahsetmemeye çalışıyorum ama bu durumu değiştirmek istediğim için Sıcak hakkında bir iki şey paylaşmak istedim.

Mia küçük yaşta ailesini kaybetmiş ve abisiyle baş başa kalmış bir genç kızdır. Abisi Jace ve onun en yakın iki arkaşı Mia ile her zaman çok yakından ilgilenmiştir. Ash ve Gabe. Ash'i de abisinden farklı görmeyen Mia için aynı şey Gabe için geçerli değil. Gabe onun gençlik fantezilerini süsleyen ve ulaşılmaz olan adamdır. Bir gece abisinin de bulunduğu davete kimseye haber vermeden gittiğinde ise her şey değişecek. Onunla dans edip daha sonra da terasta öpen Gabe'in Mia için çok farklı planları vardır. Aslında yıllardır Mia'yı gizlice arzulayan Gabe ona bir anlaşma sunuyor ve ona sahip olmak istiyor. Bugüne kadar kendi güvenli kabuğundan kafasını çıkarmamış olan Mia buna cesaret edebilecek mi? Ayrıca abisine fark ettirmeden bu ilişkiyi sürdürmeleri mümkün müdür?

Sıcak hemen hemen 24 saat içinde bitirdiğim bir kitap oldu. Oldukça çabuk okunan ve kafa yormayacak bir kitaptı. Türünün diğer örneklerinden ayrılan büyük bir özelliği var mıydı? Yoktu. Ama okurken size eğlencceli vakit geçirtiyor ve karakterleri insanı yormuyor. Gabe, Mia, Jace ve Ash akılda kalıcı karakterler olmasa da oldukça tutarlı kişilikleri vardı. Ayrıca Ash ve Jace'in ilişkileri hakkında kafama takılan bir kaç unsur var. Umarım ikinci kitapta bu konu açığa çıkar. İkinci kitap demişken, serinin ikinci kitabı Ateş adı altında okuyuculara sunuldu.

Kitabın sonlarına doğru biraz sıkılsam da oldukça güzel vakit geçirdim. Eğer okumadıysanız türün severlerine öneriyorum. Eğer bu türe yeni başlayanlardansanız çok daha güzel kitaplar var, bence önce onlara şans verin.
Son olarak kitabın arkasında +18 ibaresi olduğunu ve o yaş grubuna hitap ettiğini unutmayın. Erotik türdeki kitapları sevmiyorsanız hiç elinizi uzatmayın bu tip kitaplara.

Puan: 3.5/5

25 Aralık 2013 Çarşamba

Ada- Tracey Garvis Graves| Kitap Yorumu


Kitap: Ada
Yazar: Tracey Garvis Graves
Tür: Günümüz, Romans
Yayınevi: Epsilon
Seri: On The Island (#1)

Otuzlu yaşlardaki İngilizce Öğretmeni Anna Emerson, Maldivlerdeki bir yazlıkta T.J. Callahan’a özel ders vermesi teklif edildiğinde bir an bile tereddüt etmeden bu yaz işini kabul eder. Kütüphanenin yerine tropik bir adada çalışmayı kim istemez ki?
Kimse onun fikrini almış olmasa da, T.J.’in şehri terk etmeye hiç niyeti yoktur. On yedi yaşında olan T.J, kanseri daha yeni alt etmiştir. Bu dertlerden kurtulduktan sonra ilk yazını ailesiyle değil, arkadaşlarıyla beraber geçirmek ister.
Anna ve T.J. Maldivler’deki yazlık eve doğru yola çıkmışken, bindikleri deniz uçağının pilotu kalp krizi geçirir ve uçak köpekbalıklarıyla dolu Hint Okyanusu’na çakılır.
Zorlukla kıyısına vardıkları ıssız adada, ilk düşünceleri hayatta kalmaktır. Su, yiyecek, ateş ve barınak bulmak için beraber çalışmak zorunda kalırlar. Günler, haftalara, aylar yıllara dönerken, kazazedeler şiddetli tropik fırtınalar, denizin içindeki tehlikeli canlılar ve T.J.’in kanserinin tekrarlama ihtimali de dâhil birçok sıkıntıyla
karşılaşırlar.
Ancak en büyük tehlike adada herkesten çok uzakta, iki kişi yaşamaktır. T.J. adada bir doğum günü daha kutlarken, Anna da, yavaşça yetişkinliğe adım atan bu genç adamla yaşamanın eskisi kadar kolay olamayacağını anlamaya başlar.
“Ada insanı içine çeken, zekice yazılmış bir öykü. Karakterleri son sayfayı çevirdikten sonra bile aklınızdan çıkaramayacaksınız.”






Ada çıktığından beri okumak için yanıp tutuştuğum bir kitaptı. Beklentilerim çok yüksek değildi, mükemmel bir kitap beklemiyordum ve tam da düşündüğüm gibi bir kitap çıktı. Bu soğuk günlerde, sıcak bir ada ortamında geçen keyifli bir roman okumak isteyen herkes edinmeli. Ayrıca kitabı okuduktan sonra adalarda geçen romanları merak edip araştırdım, aşağıda benim ilgimi çekenleri listeledim bakmayı unutmayın! ^^

Öncelikle yazarın dili sade ve anlaşılırdı. Kitap çok çabuk okunuyor, ben birkaç sayfa okurum diye başına oturmuştum ve kalktığımda kitabın yarısından fazlasını okuduğumu gördüm. Sayfaları büyük bir merakla çevirdim, bir sonraki sayfada ne olacak acaba diye bir türlü kalkamadım kitabın başından.

Ada ortamı kesinlikle iyi yansıtılmıştı, adada yaşanan olayların ne kadar gerçekçi olduğu hakkında pek bir fikrim yok, bu konuda çok cahilim ama hiçbir zaman olayların abartıldığını düşünmedim. Evet, birkaç olaydan kolay yırtmış olabilirler ama sonuçta bu bir kurgu, belirttiğim gibi ben rahatsız olmadım.
Karakterleri de sevdim, hepsi çok tutarlıydı ve yazar bizlere mükemmel bir erkek portresi çizmiş. Ah keşke gerçek hayatta da T.J. 'ler olsa. Ayrıca bazı olayların çok çabuk kabullenildiğini düşünüyorum, yazarın kesinlikle bir iki sorun yaratacağını düşünüyordum ama beni ters köşeye yatırdı.

Bana keyifli vakit geçirten ama muhtemelen iki-üç aya kadar olay akışının çoğunu unutacağım bir kitap oldu Ada. Kitabı merak edip de okuyup okumamak arasında kalan herkese tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar!

Puanlama: 4/5

Benim ilgimi çeken adada geçen romanlar;

1. Sineklerin Tanrısı- William Golding
2. Island of the Blue Dolphins- Scott O'dell
3. Robinson Crouse- Danie Defoe
4. Zindan Adası- Dennis Lehane
5. Duma Adası- Stephen King


19 Haziran 2013 Çarşamba

İntikam Ateşi-Karen Marie Moning / Kitap Yorumu




                          
Öncelikle belirtmek istiyorum, bu kitap çok büyük bir beklentiyi karşıladı. Hatta o beklentinin üstüne bile çıktı.

Kitabın arka kapak yazısı şöyle başlıyor; ''Karanlıktan korkar mısınız?''. Eğer korkmuyorsanız bile bu kitabı okuduktan sonra bir daha düşüneceksiniz emin olun. Okuduğum bu roman bir çok yönden diğerlerinden ayrılıyor, kendine has konusu ve akıcı anlatımıyla kitaplığımın en favori kitapları arasına girdi. Kitap ablasının ölümü üzerine intikam alma ateşiyle yanıp tutuşan Mac'in küçük taşra kasabasından, Dublin'e gitmesiyle başlıyor. Mac, ablasının katilini aradıkça işler daha karanlık bir hal alıyor ve biz böylece Dublin'in karanlık sokaklarına adım atıyoruz.

Kitap ilk başlarda gayet akıcı gitti, ortalarına doğru Kelt mitolojisinden terimler çıktıkça karşıma biraz afalladım ama o terimlere de alıştıktan sonra kitap tadından yenmez bir hale geldi. Kitabı bitirdiğim gibi serinin diğer çıkmış kitaplarını edinmek için çıldırdım ama sanırım biraz beklemem gerekicek. Elimde bir çok okunmamış kitap var, sırf serinin diğer kitaplarını alabilmek için yıldırım hızıyla kitap okumaya başladım! Kitabın güzelliğini siz düşünün.




Bütün düşüncelerimi yukarı da yazdım ama aklıma kurcalayan bir çok nokta var ve sanırım bunlar spoiler kısmına giriyor. Bunları buraya yazmamın nedeni ikinci kitabını okuduktan sonra , sorularıma yanıt alabilmişim mi diye dönüp bakmak istiyor olmam.

Öncelikle Alina'nın günlüğüne ne oldu? Cidden en çok merak ettiğim noktalardan biri de bu. Bütün kitap boyunca o günlükte neler yazıyor olabileceğini merak edip durdum! Diğer bir merak konusu ise Barrons. Karanlık bir çekiciliği olan bu adam ne? Neden gölgeler ona bir şey yapmadılar? 

Of, diğer kitapları deli gibi merak ediyorum. Mutlaka alınıp okunması gereken bir kitap. Okumayan çok şey kaçırır benden söylemesi. Kendinize iyi bakın, bol kitap okuyun. Görüşmek üzere. 

Haberci

Destek3

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...