Subscribe For Free Updates!

We'll not spam mate! We promise.

dex yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dex yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2014 Pazartesi

Meleğin Düşüşü- Susan Ee | Kitap Yorumu


Kitap: Angelfall
Yazar: Susan Ee
Tür:  Young Adult, Fantasy, Angels
Yayınevi: Dex Yayınları
Seri: Penryn & Günlerin Sonu (#1)
Goodreads Puanı: 4.22

 Kıyamet melekleri yeryüzüne inip tüm dünyayı yakıp yıktığından bu yana altı hafta geçti. Gündüzleri sokak çeteleri hüküm sürüyor, geceleri korkunun ta kendisi. Bir gün savaşçı melekler küçük bir kızı kaçırdılar, tekerlekli sandalyeye mahkum, aç biilaç halde, ufacık bir kızı. Kızın ablası, Penryn, kardeşini kurtarmak için elinden geleni ardına koymayacak. Buna, aslında düşmanı olan bir melekle bir anlaşma yapmak dahil olsa bile. Raff e, kanatları kesilmiş, gücünü yitirmiş bir melek. Binlerce yıl savaştıktan sonra şimdi hayatı, gencecik bir kızın ellerinde. Penryn ve Raff e, korkunun ve tuhaf yaratıkların hüküm sürdüğü bir dünyada bir başlarınalar, hayatta kalmak için de birbirlerine ihtiyaçları var. Her şeye rağmen sağ kalıp düşman meleklerin inine gitmeliler. Penryn burada kardeşini bulmayı umut ediyor. Raffe ise binlerce yıllık düşmanlarına karşı tek başına savaşıp kanatlarını ve eski gücünü yeniden kazanmayı.




Bu yorumda bol bol Alican'ın adı geçecektir. Eğer kim bu Alican diye merak ederseniz bloguna buradan, facebook sayfasına ise buradan ulaşabilirsiniz.

Aylardır Alican'ın ısrarla ''Nihan abla bu kitabı okumalısın!'' söylemlerine ve her kitap alışverişimde ''Hani Meleğin Düşüşü? :('' sorularına maruz kalıyordum. Ve ben, kalın kafalı Nihan olarak tabii ki de kitabı almayı hep erteliyordum. Sonunda parama kıyıp kitabı satın aldım. Şimdi keşke ikinci kitabı da alsaydım diye kafamı duvardan duvara vuruyorum. Çok güzeldi be! Cidden övüldüğü kadar varmış, Melekli kitapları sevmeyen bana bile kendini sevdirdi bu kitap. Ayrıca Raffe ve Penryn gibi karakterleri okumayalı o kadar uzun zaman olmuştu ki. Muhteşemdi ya. :(



Ben kısaca kitabın konusuna değineceğim ama sanki kitap hakkında ne desem spoiler olurmuş gibi hissediyorum. Ben konu hakkında hiçbir ayrıntı bilmeden kitaba başladım ve inanın böylesi çok daha güzel oluyor ama yine de kitabın konusunu bilmeden kitap almayanlar için spoiler olmadan bir iki şey anlatacağım.

Dünya'yı Melekler istila etmiştir ve insanlar onlardan köşe bucak saklanıyorlardır. Medeniyetten uzak, yiyecek hiçbir şeyleri olmadan hayatta kalma mücadelesi veren insanlardan biri olan Penryn, uzun zamandır annesi ve kardeşiyle saklandıkları evden çıkıp başka bir yere geçmek istiyorlardır. Penryn sonunda planlarını uygulamaya koyup yola çıkmalarını sağlıyor, yaşadıkları yere çok fazla melek gelmediği için en büyük korkusu karanlıkta insanların uzuvlarını koparıp onları yiyen şeyler. Ve tabii ki olmayacak bir şey oluyor ve Melek kavgasının ortasında buluveriyorlar kendilerini. Bir Meleğin kanatlarının kesilmesine şahit oluyor ve zincirleme olaylar sonucunda kardeşi kaçırılıyor. Kanatları kesilmiş ve yerde ölmek üzereymiş gibi olan Melekten başka ona yardım edebilecek kimse yoktur. Böylece düşmanla işbirliği yapıp kardeşini kurtarma operasyonuna başlıyor.



Kitap daha ilk sayfalarında aksiyonla başlıyor ve bu son sayfasına kadar devam ediyor. Penryn tam bir kick-ass. Daha önceleri birçok savunma kursuna gitmiş, iyi dövüşebiliyor ve sorumluluktan kaçınamayan bir karakter. Ayrıca ilk defa bir kitabı okurken midem kalktı, bazı sahneler cidden çok etkileyiciydi.

Çok fazla uzatmak istemiyorum, kitabı alın ve okuyun. Okumazsanız çok şey kaçırmış olursunuz, benden söylemesi! Alican! son kez buradan da teşekkür ediyorum sana, durmadan kafamın etini yediğin ve zorla bu kitabı bana okuttuğun için. Biliyorsun, seni seviyorum. :D

Puanlama:5/5

Kitabı okuyanlar şu şarkıyı dinleyebilir mi? Kitaba çook uygun değil mi? 


3 Mayıs 2014 Cumartesi

Ruhsuz- JODI MEADOWS| Kitap Yorumu


Kitap: Ruhsuz
Yazar: Jodi Meadows
Tür:  Young Adult- Fantasy
Yayınevi: Dex Kitap
Seri: Yeniruh (#1)
Goodreads Puanı: 3.78


Deneyimli Ruhlar Ve Ruhsuzlar
Binlerce yıldır, Sınır'da milyonlarca ruh yeniden, yeniden dünyaya geldi, her bir yeni yaşamda da geçmiş yaşamlarındaki anılarını ve deneyimlerini beraberinde getirdi. Ana ise bir Yeniruh: yani Ana doğduğunda bir başka ruh yok oldu. Kimse bunun sebebini bilmiyor ve bu, bir felaketin habercisi olabilir.
Ana'nın bir Yeniruh olmasından rahatsız olmayanlar da var.
Bunlardan biri olan Sam, yalnızca bir kez yaşayabilecek bir ruhu sevebilecek mi? Peki Ana'nın düşmanları, insanlar ve yaratıklar, onların birlikte olmalarına izin verecek mi?
Ana, varoluş sebebini açığa çıkarmak zorunda. Fakat onun bu arayışı, reenkarne olup olamayacağını öğrenmek için gittiği Kalp şehrini ve reenkarnasyon yasalarını sonsuza dek yok edebilir.
Jodi Meadows, insan ruhuna bambaşka bir bakış açısı getiren bu hikâyede fantazya ve macerayı birleştirirken, reenkarnasyon ve ruh kavramını sorgulamamızı sağlıyor.




Düşük beklentiyle başladığım kitapların bu denli iyi çıkmasını çok seviyorum. Kitabı beklediğimden daha uzun sürede bitirmiş olsam da zevk aldığım bir okuma süreci oldu. Kitabı niye böyle çok sevdiğimi açıklamadan önce kısaca konusuna değinmek istiyorum.

Binlerce yıldır yaşayan hiçbir ruhun ölmediğini düşünün, bedenleri ölüyor ama belli bir süre sonra başka bedenlerde aynı ruhlar yeniden dünyaya geliyor. Her bir yeni yaşamlarında geçmişe dair anıları ve bilgileri de onlarla beraber geliyor. Hatta çok uzun yıllardan bahsettiğimiz için, geçmişlerini unutmamak için günlükler tutuyorlar. Bir gün yeniden doğması beklenen ruh yerine bambaşka bir ruh doğunca herkes şoka uğruyor ve bundan rahatsız oluyorlar. Böylelikle kitabımızın ana karakteri olan Ana ile tanışmış oluyoruz. Ana onu sevmeyen annesi ile sürgün hayatı yaşıyor ve yeterince büyüdüğünü düşündüğü an Kalp'e -şehir- doğru yol alıyor. Tek bir amacı var neden varolduğunu öğrenmek.


''Gerçekten ne düşündüğümü bilmek ister misin? Bence insanlar seni tanımaya değip değmeyeceğinden  emin değiller. Sabaha yok olacağını bildiğin halde, bir kelebekle arkadaş olup olmamaya karar vermek gibi bir şey bu.''
Sam, sayfa 62

Her yeni kitaba başladığımda yabancılık çeker, yazarın bize sunduğu dünyayı kavramakta zorlanırım. Yani benim için kitapların en sıkıntılı yeri başlarıdır. Ruhsuz'u okumaya başladığımda resmen sudan çıkmış balığa döndüm, kitap hakkında en ufak bir fikrim olmadığı için yazarın yarattığı dünya bana karmakarışık geldi. İlk 50 sayfayı atlattıktan sonra her şey yavaş yavaş yerine oturmaya başladı ve o andan itibaren kitaptan zevk almaya başladım.

Yukarıda kitabı neden bu kadar sevdiğimi açıklayacağımı söylemiştim, bu nedenlerden ilki Ana'nın tipik genç-yetişkin romanlarındaki karakterlerden oldukça farklı oluşuydu. Yazarın bize anlattığı Ana'yı kitabın sonuna kadar istikrarlı bir şekilde sunmasına bayıldım. Yaşadığı kafa karışıklıkları ve güvensizlekleri o kadar yerli yerindeydi ki yaptığı hareketlerden hiç rahatsızlık duymadım. Bir diğer sevdiğim unsur ise Ana ile beraber toplumun yapısını ve diğer şeyleri öğreniyor oluşumuzdu. Genellikle benim kafamın karıştığı yerlerde Ana'nın da kafası karışmıştı ve onunla beraber cevapları aramak çok hoşuma gitti. Kitapla ilgili diğer memnuniyetlerimi de hızlıca sayarsam damdan düşer gibi aşk yoktu ve aradığım tüm soruların cevaplarını kısmen de olsa buldum.



Kitapla ilgili illa olumsuz bir şey söylemem gerekirse oldukça yavaş tempolu bir kitap, evet son sayfalarda hareketlilik var ama aradığınız aksiyon dolu bir kitapsa size Ruhsuz'u öneremem. Ayrıca karakterlere değinmeyi pek sevmiyorum ama Sam'in mükemmel olmayışını -yazarların bize kusursuz erkek karakter sunmasından sıkılan bir ben olamam?- çok sevdim.

Böyle bir kitabın ülkemizde çok popüler olmamasına anlam veremedim, okuduğum çoğu genç-yetişkin romanından daha başarılıydı. Bir an önce devam kitabını edinmek istiyorum, eğer seri böyle devam ederse favorilerim arasında yerini alacak gibi duruyor. Ayrıca kitabın kapağına aşık oldum, müthiş görünüyor.

Sonuç olarak Ruhsuz, orijinal konusuyla ve tutarlı karakterleriyle gönül rahatlığıyla önerebileceğim romanlardan biri oldu. Kesinlikle tavsiye ediyorum.

Puanlama: 4/5


Not : Daha fazla spoiler vermek istemiyorum ama kitapta ejderhalar var!! 

18 Kasım 2013 Pazartesi

Kapağı Yüzünden Almadığım Kitaplar #1

Yoğun bir vize döneminden merhaba! Sınavlar yüzünden ne bir şey yazabiliyorum ne de kitap okuyabiliyorum. Eh, durum böyle olunca da uzak kaldım blogumdan. Pegasus Yayınları'nın Sonbahar- Kış kitap katoluğuna bakarken, hakkında güzel yorumlar duyup da kapakları yüzünden bir türlü elimin gitmediği kitapları listelemek geldi aklıma. Hemen sıvadım kollarımı, kısa bir liste hazırladım sizin için. Her bir yazıda tek kitap yayınlamayı planlıyorum. İşte kapağı yüzünden bir türlü elimin gitmediği ilk kitap;

Meleğin Düşüşü- Susan EE









Kıyamet melekleri yeryüzüne inip tüm dünyayı yakıp yıktığından bu yana altı hafta geçti. Gündüzleri sokak çeteleri hüküm sürüyor, geceleri korkunun ta kendisi. Bir gün savaşçı melekler küçük bir kızı kaçırdılar, tekerlekli sandalyeye mahkum, aç biilaç halde, ufacık bir kızı. Kızın ablası, Penryn, kardeşini kurtarmak için elinden geleni ardına koymayacak. Buna, aslında düşmanı olan bir melekle bir anlaşma yapmak dahil olsa bile. Raff e, kanatları kesilmiş, gücünü yitirmiş bir melek. Binlerce yıl savaştıktan sonra şimdi hayatı, gencecik bir kızın ellerinde. Penryn ve Raff e, korkunun ve tuhaf yaratıkların hüküm sürdüğü bir dünyada bir başlarınalar, hayatta kalmak için de birbirlerine ihtiyaçları var. Her şeye rağmen sağ kalıp düşman meleklerin inine gitmeliler. Penryn burada kardeşini bulmayı umut ediyor. Raffe ise binlerce yıllık düşmanlarına karşı tek başına savaşıp kanatlarını ve eski gücünü yeniden kazanmayı.


Bazı kitaplar vardır kapağı muhteşem olsa bile içeriği güzel olmaz, kabına aldanıp almış olursunuz. Bazı kitaplarda da bu durumun tam tersi  olabiliyor. Meleğin Düşüşü, o kitaplardan biri bence. Bir çok bloggerın çok severek okuduğu bu kitabı, sırf kapağı yüzünden okumak istemiyorum. Yayınevleri bu konuda biraz daha bilinçlense süper olur! Meleğin Düşüşü serisinin orijinal edisyonunu görmek ve seri hakkında daha çok bilgi almak isteyenler GR sayfasına alalım.


29 Ekim 2013 Salı

Bu Ay Neler Okudum?- Ekim 2013

Yazın ayda 11 kitap okuyan ben, bu ay yalnızca 4 kitap okumanın üzüntüsünü yaşıyor ve kendimi kınıyorum!
 Ama bu ay okuduğum bütün kitapları çok çok çok beğendim. İşte bu ay okuduğum kitaplar;



1. Zehir Ustası- Maria V. Snyder

2. 5. Kurban- Jane Casey

3. Beastly- Alex Flinn

4. Ölümsüz Ölüm- Nora Roberts





Kitapların gerçek fotoğraflarına bakmak isterseniz instagram hesabım; thpensieve. Siz bu ay neler okudunuz??

edit: Bayramımız kutlu olsun. Ne Mutlu Türküm Diyene!!

25 Haziran 2013 Salı

Başka Bir Dünya: Üçlü İttifak-Maxime Chattam/ Kitap Yorumu





Öncelikle belirtmek istediğim bir konu var, bu kitap bana deli gibi Yoklar romanını anımsattı. Hatta anımsatmayı bırakın kitapların birbirine ne kadar benzediğini düşünmekten kitabın sonuna kadar adapte olamadım konuya. Kitap bittiğinde kararımı vermiştim bu kitap Yoklar romanının daha karanlık  hali.

Bir çok yönden başka bir romana benzeyen bu romanın aslında daha zekice kurgulandığını, okuyucuyu tam bir ters köşeye yatırdığı zaman anlıyorsunuz. Kitabın sonunu belki tahmin edebilirsiniz ama olayların gidişatını tahmin etmek imkansız gibi bence. Yazar kesinlikle bu konuda çok başarılıydı. Dili akıcı ve anlaşılması kolay, hızlı okunan bir kitap.

Kitabın konusuna değinirsek, büyük bir fırtına sonucu bütün dünya değişiyor. Artık hayvanlar daha değişik, her yer bitki örtüsüyle kaplı ve göründüğü kadarıyla dünyada bir avuç insan kalmış. Bundan sonra yeni şartlara uyum sağlamalı ve hayatta kalmalıdırlar.

Şunu da söylemek istiyorum kitabın sonu cevaplar bakımından tatmin ediciydi aklımda bir kaç soru kaldı ama onları da serinin devam kitaplarında okuyacağız gibi duruyor. Okumak isteyenlere tavsiye ederim. Puan vermem gerekirse;


Ads Inside Post

Sitemize Hoşgeldiniz :)

Haberci

Destek3

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...