Subscribe For Free Updates!

We'll not spam mate! We promise.

bilim kurgu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilim kurgu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Nisan 2015 Pazartesi

Marslı- Andy Weir | Kitap Yorumu



Kitap: The Martian
Yazar: Andy Weir
Tür: Bilim Kurgu
Yayınevi: İthaki Yayınları
Seri: -
Goodreads Puanı: 4.36
 
 Goodreads okurlarına göre 2014'Ün En İyİ Bİlİmkurgu ROMANI! Altı gün önce, Mark Watney Mars'a ayak basan ilk insanlardan biriydi. Şimdi ise, orada ölmesi neredeyse kesin.

"Çok uzun zamandan beri okuduğum en iyi kitap. Zeki, eğlenceli ve gerilim dolu. Marslı, bir romandan isteyebileceğiniz her şeye sahip."
-Hugh Howey, Wool serisinin yazarı-

"Sürükleyici… Defoe'nun Robinson Crusoe'su sanki daha zeki biri tarafından yazılmış gibi."
-Larry Niven, Hugo, Nebula ve Locus ödüllü Halka Dünya romanının yazarı-

"Bu kitap tam da benim gibi okuyucuların seveceği türden."
-John Scalzi, Yaşlı Adamın Savaşı serisinin Hugo ve Locus ödüllü yazarı-

"Andy Weir'in yazdığı Marslı şimdiye kadar okuduğum en iyi bilimsel bilimkurgu romanı. Bu romanı -başka bir kitap hakkında hiç böyle bir şey söylemedim- edebi anlamda da elden bırakmak mümkün değil."
-Dan Simmons, Hugo ödüllü Hyperion serisinin yazarı-

"Marslı aklımı başımdan aldı!"
-Ernest Cline, Başlat romanının yazarı-

"Aksiyon ve uzay macerasının kusursuz bir karışımı."
-Library Journal-
(Tanıtım Bülteninden)






Merhaba! Hâlâ yaşıyorum, evet. Uzuun zamandır blogumu boşladığımın farkındayım ama inanın içimden bir şeyler yazmak gelmiyordu. Eh burası benim için bir nevi kafa dağıtma mekanı olduğu için kendimi kasıp bir şeyler yazmak istemedim. Ama okuduğum  son iki kitaptır inanılmaz derecede yorum yazmak istedi canım. Hatta rüyamda yazacağım yorumları filan görüyordum. :D Özlemim büyük. *-*
Buraya bir şeyler yazmıyorken neler yaptığımdan bahsedeyim kısaca, eğer beni Instagram'dan takip etmiyorsanız muhtemelen haberiniz yoktur, vlog çekmeye başladım! Youtube'da Nihan Alak diye aratırsanız kanalıma ulaşabilirsiniz. Her ay neler okuduğumu, kitap alışverişlerimi ve çeşitli tagleri yapıyorum. Ayrıca Instagram'ı da çok aktif bir şekilde kullanıyorum, günlük olarak neler okuduğumu filan merak ediyorsanız kullanıcı adım @thpensieve. Neyse bu kadar reklam yeter, kitap yorumuna geçeyim artık. :D



Marslı çıktığı andan beri tüm okurların ilgisini çeken bir kitap olmuştu. Hem muhteşem kapağıyla hem Mars'ta geçmesiyle hem de aldığı ödüllerle adından bol bol söz ettirdi. Eh durum böyle olunca ben de çıktığı gibi kitabı satın aldım. Hemen okumadım orası ayrı, kitaplığımda durması bile yetti açıkçası. Sonunda okumaya karar verdiğimde de iki günde bitti zaten.

NASA artık Mars'a keşif ve bilimsel amaçlı astronotlar göndermeye başlamıştır. Ares 3 tayfası Mars'a giden üçüncü grup, 6 kişiden oluşuyor. Mars'a uzun bir yolculuk yaptıktan sonra, milyarlarca dolar harcanan görevin gerekliliklerini yerine getirmeye başlıyorlar. Ama 6. solda beklenmedik derecede güçlü bir kum fırtınası oluyor ve görevleri iptal ediliyor. Hep beraber yörüngeden ayrılacakları araca giderlerken Mark'ın kıyafetine anten giriyor ve hayati değerleri sıfıra düşüyor. Grup arkadaşları onu aramaya çalışıyorlar ama sonra kendilerini kurtarmak için araca dönmek zorunda kalıyorlar. Kum fırtınası bu! Göz gözü görmüyor ki! Neyse sonuç olarak grup Mars'tan ayrılıyor. Ama Mark ölmemiş, sadece bayılmış. Kıyafetindeki yırtık kurumuş kandan dolayı kapanmış. Mars'ta tek başına bir astronot ve onun kurtulma öyküsü.




Böyle ciddi anlattığıma bakmayın, her ne kadar insanı gerim gerim gersede Mark inanılmaz komik bir karakter. Kitabı durmadan kıkırdayarak okudum, hatta bazen o kadar komik şeyler söylüyor ki,  şaşkınlıkla karışık hayranlık besledim Mark'a. Öyle bir olay yaşasam anında kendimi öldürürdüm. Bu ne kadar bilgi sahip olduğumla ilgili değil kişilikle ilgili bir şey. Anında umutsuzluğa kapılır ve mücadele etmezdim. Mark ise durmadan sıçtım dese de kendini ölmeyeceğine inandırıp çözüm üretiyordu. Muhteşemdi! Cidden söylenildiği kadar varmış kitap.



Anlatımımdan da anlamışsınızdır ama bir daha tekrar ediyim; ben çok sevdim kitabı. Tüylerim diken diken oldu, güldüm, gerildim, heyecanlandım. Bir kitaptan başka ne isteyebilirdim ki? Canımı tek sıkan şey aşırı uzun anlatılan bilimsel kısımlardı. O da benim kimyaya, fiziğe olan ilgisizliğimden kaynaklanıyor. Eğer bu tip ayrıntıları seviyorsanız sizler için mükemmel bir kitap, mutlaka okumalısınız.

Olayların ne kadarı bilimsel gerçeklere uygun bilmiyorum, orada anlatılan çoğu şeyin bırakın doğruluğunu hesaplamayı, düşünmezdim bile. :D Bu işi uzmanlarına bırakıyorum o yüzden. Bir de kitabı okurken durmadan 25 Kasım 2015'te çıkacak filmi düşündüm. Okuduğum sahneleri filme nasıl uyarlayacaklarını filan. Mark'ı Matt Damon nasıl canlandırır acaba diye merak içinde kıvrandım ayrıca. Filmi çok merak ediyorum ve nedense filmi kitaptan daha çok sevecekmişim gibi bir his var içimde. Umarım yanılmam.

Okuyun!

Puanlama: 4.5/5

Not: Kapak muhteşem değil mi?

Ads Inside Post

Sitemize Hoşgeldiniz :)

Haberci

Destek3

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...