Subscribe For Free Updates!

We'll not spam mate! We promise.

ahlak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ahlak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Şubat 2015 Cumartesi

Ahlak 3 - Din ve Ahlak;

Ahlaktan bağımsız bir din (veya dindarlık) mümkün mü? Hz. Muhammed (sav) “Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim” buyurmaktadır. İnsanoğlunun fıtraten ahlak üzere yaratıldığına işaret olan bu hadis, felsefe tartışmaları ve tarihindeki ahlak ve dinin kaynağı üzerine tezleri gözden geçirmeyi gerektirir. Özellikle seküler düşüncenin ayrıştırdığı din-ahlak kavramları İslamda bir damar içinde akmaktadır.

Özellikle Hz. Aişe’ nin “O’nun ahlakı Kur’an idi” sözü müslüman bireyin İslama girmekle bir ahlak dairesine girdiğini bildirir.



İnsan, İslam (ahlak) fıtratı üzerine doğar. Bu da ahlakı; toplum içinde bireylerin geliştirdikleri bir takım ameli pratikler şeklinde gören (ahlak-etik-etos-alışkanlık) anlayışın uzağındadır.

İslam ahlakı normatif ve dışa dönüktür. Din ahlaklı bir toplum kurmayı öngörür. İslam ahlak anlayışı Allaha imanla din haline gelir. Hz. İbrahim’in kendi çabası ile Rabbini bulmadan önceki hali ahlaktır. Tanrıyı bulma çabası ve iman ahlakın bir gereğidir.

Dinden bağımsız ahlak düşünülemez ama ahlaktan bağımsız dindar olabilir mi sorusu ile şunu anlamaya çalışırız. Özellikle kapitalizmin kendini dayattığı çağımızda dindar kimliğini ön plana çıkaran bireylerin ahlaki tutarlılık göstermemesinin anlamı nedir? Bu halin en mantıklı açıklaması yahut en gözden kaçan nedenlerinden biri, dinin ilahi bir norm olmaktan çıkarılıp idolojik bir ‘form’a indirgenmesidir. Burada insanlar dindar olmuyor, ‘taraf’ oluyorlar.

Ahlaki sorumluluktan ferdin kendini beri kılmak için kullandığı en önemli saik ise ‘zarar’ kavramıdır. Klasik kaynaklardaki zarar kavramı ile başkasının gördüğü zararın doğrudan gösterilemediği modern hayattaki iktisadi faaliyetler dindar müteşebbise alan açmaktadır. Bu da “İmar Ahlakı” konulu sonraki yazımızın konusu.

28 Ocak 2015 Çarşamba

Ahlak 1



 Us ile mer-i hukuk arasındaki bağıntı ahlak ile hukuk arasındaki bağıntıdan görece daha kuvvetlidir.


      1) Ahlakın normatif biçimi olan morality düzenlemeler hariç, eş deyişle din kaynaklı kodifikasyonların aksine batı medeniyeti ahlak ve hukuk kurallarını ayrıştırmaya, alan olarak içsel-dışsal, cezaya bağlı-vicdani yükümlülük çerçevesinde değerlendirilebilir olarak kategorileştirmeye çalışmıştır.

         Bunun nedeni...;

toplumsal düzende bireylerin birbirlerinin hayatına müdahalesini ortadan kaldırırken kişisel tercihinde alabildiğine bağıtsız davranabilmesini sağlamaktır.

         Dini (morality) değerler, ahlaki değerler, töre ve gelenekler batı(cı) bireyin önünde özgürlüğü kısıtlayan, sanatın ve ötesinde insanın gelişmesini önleyen ayak bağları olarak görülmesi yoğunlukla işlenmiş özellikle ilişkilendirilmiştir.


        2)   Hukuk kuralı olarak ahlakın yaptırıma bağlanması batı(cı) bireyin akli yetilerinde yer almaz
                                         
                                                                                              Hikmet DÜNDAR

Ads Inside Post

Sitemize Hoşgeldiniz :)

Haberci

Destek3

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...