Subscribe For Free Updates!

We'll not spam mate! We promise.

Yazılarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yazılarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mart 2015 Pazartesi

Avrupayı Kurtaran Müslüman

 İbn Rüşd'ün Çalışmalarını Avrupa Nasıl Keşfetti
 İslam dünyasının yaptığı çalışmalar ve en önemlisi İslam dünyasının doğusundan felsefenin temsilcisi olan İbn Rüşd'ün yaptığı çalışmalar ile Avrupa aydınlanmıştır İbn Rüşd Endülüs'de Kutuba'da doğmuştur. İspanya'nın 10.yüzyılda Endülüs şehirlerini ele geçirmeye başlaması ile hem Avrupa'daki büyük Arap medeniyeti çökmüş hemde Endülüs şehirlerinden alınan İslam'ın 800 yıllık birikimini  Avrupa'ya taşıma faaliyetleri başlamış bu taşıma işlemi 14.yüzyıla dek sürmüştür. Avrupa bu birikimden yalnız Aristo'yu değil yunan felsefesini de öğrenmiştir. Bu yıkılışa dek Endülüs bilim, felsefe, din, ticaret yönünden çok gelişmiştir. Camiler hamamlar çok boldur şimdilerde ise oradaki Müslüman sayısı yok denecek kadar azdır

Bildiğiniz üzere Aristo Avrupa'da bilinmiyordu, yazılarının bulunması Avrupa karanlık çağdan çıkmasında önemli rol oynamıştı. Yazılarının bulunması ise İbn Rüşd'ün kendi yazılarında Aristo'nun yazılarına yaptığı açıklamalar olmuştu. Peki daha Avrupa bile Aristo'nun yazılarına ulaşmamışken İbn Rüşd nasıl ulaşmıştı?

İbn Rüşd Aristo’yu Nasıl Keşfetti İbn Rüşd filozof İbn Tufeyl tarafından hükümdar Ebu Yakup Yusuf’a verilmiştir. Yunan Felsefesini çok iyi bilen hükümdar ile uzun sohbetler yapan Ebu Rüşd hükümdar tarafından Aristo’yu incelemeye gönderilmiştir. İbn Rüşd Aristo’nun kitaplarına buradaki kütüphanelerde erişmiştir.



21 Şubat 2015 Cumartesi

Bizim Kanallar HD Yayını Para İle Satsın



     Daha geçen gün TRT 4K yayına geçti ancak TRT'de olmasa HD kanal bile izlememiz çok zor. Diğer ülkere bakınca daha 1980 yıllarında Japonya'nın HD yayına geçtiğini görebiliriz. 2000'li yıllara yaklaştığımızda çoğu ülkenin HD yayına geçtiği aşikar.


     Gel gör ki bizim ülkemizde...
daha yeni yeni çıkmak ile birlikte para ile satılıyor dünya 4K yayına geçmiş bizim kanallar HD yayını parayla satmaya çalışmakta. Bir de fazla özelliği olsa üstüne kattığı bir şey olsa en kalitesiz HD yayını vermekteler. Bari verdiğiniz paraya değse. Misal bir teknoloji marketine gittiniz oradaki HD televizyonlardan birine baktınız beğendiniz aldınız eve getirdiniz 1-2 kanal hariç HD yayın yok paraya kıydınız aldınız HD uydu alıcı. Peki görüntü kalitesi orada izlediğiniz ile aynı mı? Tabi ki HAYIR!


Peki şimdi artık çoğu kanal ücretsiz HD yayın sağlamakta değil mi? Unutmayın 4K yayına geçtik artık.... 



14 Şubat 2015 Cumartesi

Ahlak 3 - Din ve Ahlak;

Ahlaktan bağımsız bir din (veya dindarlık) mümkün mü? Hz. Muhammed (sav) “Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim” buyurmaktadır. İnsanoğlunun fıtraten ahlak üzere yaratıldığına işaret olan bu hadis, felsefe tartışmaları ve tarihindeki ahlak ve dinin kaynağı üzerine tezleri gözden geçirmeyi gerektirir. Özellikle seküler düşüncenin ayrıştırdığı din-ahlak kavramları İslamda bir damar içinde akmaktadır.

Özellikle Hz. Aişe’ nin “O’nun ahlakı Kur’an idi” sözü müslüman bireyin İslama girmekle bir ahlak dairesine girdiğini bildirir.



İnsan, İslam (ahlak) fıtratı üzerine doğar. Bu da ahlakı; toplum içinde bireylerin geliştirdikleri bir takım ameli pratikler şeklinde gören (ahlak-etik-etos-alışkanlık) anlayışın uzağındadır.

İslam ahlakı normatif ve dışa dönüktür. Din ahlaklı bir toplum kurmayı öngörür. İslam ahlak anlayışı Allaha imanla din haline gelir. Hz. İbrahim’in kendi çabası ile Rabbini bulmadan önceki hali ahlaktır. Tanrıyı bulma çabası ve iman ahlakın bir gereğidir.

Dinden bağımsız ahlak düşünülemez ama ahlaktan bağımsız dindar olabilir mi sorusu ile şunu anlamaya çalışırız. Özellikle kapitalizmin kendini dayattığı çağımızda dindar kimliğini ön plana çıkaran bireylerin ahlaki tutarlılık göstermemesinin anlamı nedir? Bu halin en mantıklı açıklaması yahut en gözden kaçan nedenlerinden biri, dinin ilahi bir norm olmaktan çıkarılıp idolojik bir ‘form’a indirgenmesidir. Burada insanlar dindar olmuyor, ‘taraf’ oluyorlar.

Ahlaki sorumluluktan ferdin kendini beri kılmak için kullandığı en önemli saik ise ‘zarar’ kavramıdır. Klasik kaynaklardaki zarar kavramı ile başkasının gördüğü zararın doğrudan gösterilemediği modern hayattaki iktisadi faaliyetler dindar müteşebbise alan açmaktadır. Bu da “İmar Ahlakı” konulu sonraki yazımızın konusu.

9 Şubat 2015 Pazartesi

İsmet ÖZEL "Kürt Gerçeğini" Nasıl Tanıdı?


            Bilindiği gibi ismet özel son zamanlarda  "Türk" kavramına İslam ile doğrudan ilintili bir anlam yükleyerek yeni bir fikir adası oluşturma çabasında idi. Bu çabasında, izleyen/sevenlerinin büyük bir kısmı ile yollarını ayırmış bir elin parmaklarını geçmeyen yol arkadaşı ile "İstiklal Marşı Derneği" çatısı altında yoluna devam ediyordu. Bu yalnızlıktan dolayı şikayeti olmadığını söylese de "Türklüğüme Müşteri Bulamadım" isimli çalışmaya imza atan Özel müşteri bulamadığı Türklüğüne, Kürtlüğü de ekleyerek  beklenen dönüşünü  yaptı.
          


  Yıllarca Kürtlerin Türk(-hakkını yememek adına- özel tanımı içinde) olması gerektiğini savunan Özel, İstiklal Marşı Derneğinin Çelimli Çalım isimli derginin Zilkade1435 tarihli (Ağustos-Eylül 2014) 3. sayısında "İstiklal Harbi Bitti Diyenler Tasfiye Edilmeli!" başlıklı söyleşinin ilerleyen sayfalarında "Cumhuriyet sınırları içerisinde yaşayan insanlar "Kürdüz, Türküz,gavur değiliz!" diyorlar. Anlatabiliyor muyum? Yani "Biz Kürdüz, Türküz gavur değiliz!" diyorlar. Yani üstelik, "Çerkeziz, Abazayız" demiyorlar yani. "Türküz, Kürdüz ama gavur değiliz!".."diyor.
            

Anladınız, ama her ihtimale karşı üç kere(!) tekrar ediliyor; İsmet Özel Kürt realitesine boyun eğiyor. Gerçekle ilintili bir metin mi bu -hayır. Zira hiçbir Kürt "gavur" olmadığını beyan etmek için " Kürdüz" demez. "Türk" olmadığını beyan etmek için kullanır bu cümleyi. Televizyonlarda, gazetelerde ve benzeri diğer ortamlarda "Kürdüm" beyanı yapıldığında, "Kürt" kelimesi kullanıldığında iyice kulak kesilsin Sayın ÖZEL. Gavur olmamakla, İslam olmakla uzaktan yakından ilintili değildir bu beyan. Ayrıca sayın Özel yıllarca ve fedakarca çizdiği daireyi genişleterek Kürtlere tanıdığı bu imtiyazı Çerkez ve Abazalara tanımıyor. Neden?
           
Türklüğüne müşteri bulamayan Özel, tezgah değiştiriyor. Üstelik abdestini almış cemevine cenazeye niyetlenmiş, ama bayrak göremeyince geri dönmüş:) gülermisin ağlarmısın.
            Yıllar önce "İsmet ÖZEL bu yoldan döner ama siz ne yapacaksınız?" demiştim bir muhibbine. Özel'in durumu kolay "ben dönmedim ki" diyecek her zamanki gibi.


5 Şubat 2015 Perşembe

İnternet Explorer Kullanmanın Faydaları

   Artık kullanıcıları bayağı azaldı. Bence kullanmayanlar faydalarını tam olarak anlayamamış. Birkaç tane örnek verecek olursak;

1) Sabrı Geliştirir; Misal şimdi evinde bilgisayarı olan çocuğa benim bilgisayarı verin saç dökülmesi, erken bunalım gibi sorunlar çıkabilir. Sabah kalkıp google ana sayfaya tıklıyorum kahvaltıdan sonra açılıyor bu yazı bile 1 haftalık...

2) Özgüveni Sağlar; Daha önce kötü bilgisayar kullanmadıysanız ilk kötü bilgisayar kullanma deneyiminizde mesela internete girmek istediniz tıkladınız arama motoruna 10 dk geçti açılmadı, düşünürsünüz acaba ben mi basamadım diye... düşün düşün bir daha tıklasanız 2-3 sayfa açılacak bilgisayarı açıp kapatmaktan başka çare kalmayacak. Acaba bassam mı diye düşünüp durursunuz ama daha  önceleri internet explorer kullandıysanız böyle şeylere alışkınsınızdır...

3) Kararlı Olmayı Sağlar; İnternet Explorer kullanan insan daha kararlıdır çünkü bilgisayarında öğrenmiştir kararlı olmayı. Bir site seçer ve tıklar o insan. Explorer kaldırmaya bilir sıhoçvave(yazılışı) ve flaş eklentileri durabilir bilgisayarının ama o ama oo bunları göze alır ve korkusuzca tıklar o siteye. Bazen yinede fişten çekmek gerekebilir bilgisayarı ama olsun...

 
      En önemlilerinden biri de hayata yenilik katmayı öğretir, hayatımız yavaşladığında bir anda yenilemeyi öğretir bize Bunlar ile sınırlı değil elbet size kattıkları güncel hayatınızda onlarca fayda sağlar, sağlayabilir, bir gün sağlayacak...

 

28 Ocak 2015 Çarşamba

Ahlak 1



 Us ile mer-i hukuk arasındaki bağıntı ahlak ile hukuk arasındaki bağıntıdan görece daha kuvvetlidir.


      1) Ahlakın normatif biçimi olan morality düzenlemeler hariç, eş deyişle din kaynaklı kodifikasyonların aksine batı medeniyeti ahlak ve hukuk kurallarını ayrıştırmaya, alan olarak içsel-dışsal, cezaya bağlı-vicdani yükümlülük çerçevesinde değerlendirilebilir olarak kategorileştirmeye çalışmıştır.

         Bunun nedeni...;

toplumsal düzende bireylerin birbirlerinin hayatına müdahalesini ortadan kaldırırken kişisel tercihinde alabildiğine bağıtsız davranabilmesini sağlamaktır.

         Dini (morality) değerler, ahlaki değerler, töre ve gelenekler batı(cı) bireyin önünde özgürlüğü kısıtlayan, sanatın ve ötesinde insanın gelişmesini önleyen ayak bağları olarak görülmesi yoğunlukla işlenmiş özellikle ilişkilendirilmiştir.


        2)   Hukuk kuralı olarak ahlakın yaptırıma bağlanması batı(cı) bireyin akli yetilerinde yer almaz
                                         
                                                                                              Hikmet DÜNDAR

9 Ocak 2015 Cuma

Hiç Düşündün Mü Değer Mi Diye?;

             1 yıl anaokulu + 4 yıl ilkokul + 4 yıl ortaokul + 4 yıl lise + 4 yıl üniversite eşittir hayatımızdan giden neredeyse 20 yıl. Her biri birbirinin temeli tamam peki hiç düşündün mü değer mi diye...                                                        




       Çalışmak ile geçireceğin bu yıllarda başka ne olurdu diye okulların sınav ödev performans stresi olmadan ne olurdu diye. Cevabı basittir aslında daha uzun yaşam herkes bilir stressiz yaşamın daha sağlıklı ve uzun olduğunu. Peki ya daha 5 yaşında anaokulunda başlayıp ödev stresine girerse ne olacaktır. Her yer için aynı şeyi söylemek olmaz tabi ki ama çoğunluğunda öyledir. Kreşe giden bilir yemek yedirmek için mesela uzun sürede yemek yiyen çocuklara oradaki öğretmenler kızardı. Böylece daha hızlı yeme zorunluluğu hissettirirdi. Kuşkusuz okula gidip eğitim almak, bilgilenmek, yeni şeyler öğrenmek pek önemlidir ancak Türkiye'deki eğitimin diğer ülkelere nazaran daha zayıf olduğunu araştırmalara da bakarak anlayabiliriz ki yurt dışına çıkabilme durumu olan her yıl 50 bin öğrenci yurt dışına eğitime gidiyor. Buna oradaki eğitimi bitirdikten sonra iş bulabilme imkanı daha çok olması da etki ediyor. Peki bu okullarda sınavlar performanslar konusuna gelirsek hepsinin ayrı bir dert olduğunu söyleyebilirim eminim ki bunlar olmasa öğrenciler daha başarılı ve gelecekleri daha iyi olacaktır. Başta yazdığım sorunun cevabına gelince bana sorarsanız değerli kısmı çok az unca yıllık emek ödevler sınavlar çalışmalar peki ya sonra 10 yıl sonra mesela okullar bittikten daha 30 yaşındayken unutursun gider...



31 Aralık 2014 Çarşamba

Milli Piyango Yılbaşı Çekilişi Düşüncelerim

      Para çıkar diye aldınız diyelim verdiniz tabi bir miktar bu çekilişi düzenleyenler hiç para kazanmıyor mu zannediyorsunuz veriyorsa adam sana 30 milyon o kazanır 60 milyon buna emin olabilirsiniz.


Milli piyango maliye bakanlığına bağlıdır büyük ihtimal 50 milyon veriyorsa en iyi ihtimal ile bakalım herkez tam bilet alsın 50 TL den olmaz ya Tükiyede en az 10 milyon kişi bilet almış yazıktır günahtır bu 50 tl verenler 3 kez üst üste versin bu parayı türkiye ne biçim gelişir sokakta kalan kalmaz zaten vericeksin 50 tl 25'i düzenleyenlere oranla tutturan bile yarı yarıya daha az almış oluyor...

Soruyorlar piyangoyu kazanınca napcan sen

buraya cami, şuraya çeşme, herkese sadaka, açı doyururum çıplağı giydiririm, hep fakirleri düşünürüm laflar laflar....


Haberci

Destek3

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...