Subscribe For Free Updates!

We'll not spam mate! We promise.

Dylan O'Brien etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dylan O'Brien etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Eylül 2014 Cumartesi

Labirent: Ölümcül Kaçış| Film Yorumu

IMDB sayfası











Sonunda! Bu filmin vizyona girmesini o kadar çok bekledim ve kitaplar hakkında o kadar çok konuştum ki erkek arkadaşım bile film için çok heyecanlıydı. Çok yorgun olmamıza rağmen dün gece 21.30 seansına girip filmi izledik ve ben salondan mutlu olarak ayrıldım. Sevgilim de beğendi ve ikinci kitapta neler olduğunu anlatmam için kafamın etini yedi. :D Ama tabii ki anlatmadım, ya kitabı okur ya da film çekilene kadar beklemek zorunda kalır. Muhahaha :D

Birinci kitabın yorumu için buraya, ikinci kitabın yorumu için ise buraya tık tık. Bu yorum kitap hakkında çokça spoiler içerir. Kitabı okumayanlar lütfen yorumu okumasın, ya da illa okuyacağım diyorsanız uyarmadı demeyin. *.*

Kitabı okuyan herkesin kafasında aynı sorular vardı; Film kitaba ne kadar bağlı kaldı? Daha önce gördüğümüz uyarlamalar gibi ortaya bombok bir şey mi çıktı? İzlesek mi yoksa kitabı kafamızdaki gibi hatırlamaya devam mı etsek? Öncelikle bu sorulara cevap vermek istiyorum, daha sonra oyunculuklar hakkında birkaç şey söyleyeceğim.
Film kitaba tamamen sadık değildi, kitabın her kısmını hatırlayamasam da gözüme çarpan bazı değişiklikler vardı. Örneğin, ilk çocuk Kayran'a geldiğinde binalar inşa edilmiş haldeydi ama filmde Alby kendilerinin inşa ettiğini söylüyor. Labirentten çıkış yolunu bulmaları ve duvarlar kapanmadığı zaman Izdırap Verenler'in Kayranlılar'a saldırmasında da değişikler vardı diye hatırlıyorum. Ama dediğim gibi kitabın o sahnelerini net olarak hatırlayamadığım için kesin bir şey söyleyemiyorum. Ayrıca kurtuldukları kısımda da değişiklikler vardı sanırım, İsyan çalışanlarının ölümünü videodan izliyorlar ama kitapta kurtulanların gözlerinin önünde öldürülüyorlardı. Son olarak kitapta hatırladığım ve filmde olmayan kesin bir sahne vardı, haritaların yakıldığı kısım.

Ben bunca değişikliğe rağmen filmi sevdim. Filmi bambaşka hale getirmemişler, özüne sadık kalınmış ve insanı hayal kırıklığına uğratmıyor. Ama beklentilerinizi çok yüksek tutmamanızda yarar var. Bana kalırsa Ateşi Yakalamak kadar başarılı bir uyarlama değildi.


Dylan O'brien! Bana kalırsa karakterin hakkını vermiş, izlerken aklımdan hiç ''Bundan nasıl Thomas olur ya!'' diye geçirmedim. Ayrıca Chuck ile o son sahnelerde gözümün dolmasına neden olacak kadar iyi bir performans sergilediler. Ama benim kitapta da en favori karakterim olan Minho kadar başarılı bulamadım, nedense Minho her şeyiyle tam gözümde canlandırdığım gibiydi.
Filmde gözüme çarpan en güzel şey, konuşma arasında bir kere lülekafa dendi. Bence kitabı okuyanlar için güzel jest olmuş çünkü filmde bunun ne demek olduğuna dair bir açıklama yapılmadı.

İkinci filmi merakla bekliyorum, izlemek isteyenler gönül rahatlığıyla izleyebilir. Ölümcül Oyuncaklar faciası yok ortada. Son olarak unutmadan söyleyeyim, serinin üçüncü ve son kitabı Labirent: Son İsyan adıyla bugün satışa sunuldu. Ben kitap için çok heyecanlıyım, bakalım final nasıl olacak?

Puanlama: 7.5-8/10

21 Ocak 2014 Salı

Labirent: Ölümcül Kaçış- James Dashner| Kitap Yorumu


Kitap: Labirent: Ölümcül Kaçış
Yazar: James Dashner
Tür:  Young-Adult, Science Fiction, Dystopia
Yayınevi: Pegasus
Seri: The Maze Runner (#1)


Thomas bir asansörde uyandığında hatırlayabildiği tek şey ismidir. Ailesini, evini veya oraya nasıl geldiğini anımsamamaktadır. Zihni bomboştur. Asansörün kapıları açıldığında Thomas kendini Kayran isimli, devasa taş duvarlarla çevrili geniş bir alanda ve burada yaşayan çocukların arasında bulur. Tıpkı Thomas gibi Kayranlılar da oraya neden ve nasıl geldiklerini bilmemektedir. Tek bildikleri çevrelerini saran labirente çıkan taş kapıların her sabah açılıp her akşam kapandığı ve her otuz günde bir aralarına yeni bir çocuk katıldığıdır. Kimse Kayranda kalmak istemese de kurtulmak imkânsız görünmektedir. Yine de Thomasın içinde bir his, çıkış yolu bulabileceğini söylemektedir. Ama bunun için zihninin derinlerinde yatan sırları açığa çıkararak labirentin gizemini çözmesi gerekecektir.




Sevgili Pegasus, kitabı daha dün bitirmiş olmama rağmen ikinci kitap için yalvarıyorum sana. Hemen çıksın, yıllarca bekletme bizi zaten kalbim de dayanmaz. Demir Kral'da yaşadığım hayal kırıklığından sonra kitaba biraz temkinli yaklaşmıştım. İlk sayfalara şöyle bir göz atarken, kitabı okumaktan kendimi alamaz hale geldim ve kitabı bırakıp başka işlerle ilgilenirken bile aklım kitaptaydı. Bu benim için çok nadir olan birşeydir.

Kitabı okumaya başladığınız ilk andan, son ana kadar durmadan birşeyleri merak ederek okuyorsunuz. Her sayfada şaşırma ihtimaliniz yok belki ama bu unsur daha fazla sayfa okumanıza neden oluyor. Benim açımdan bakarsak, bir an önce sona gelip neler olduğunu öğrenmek istedim ve 24 saatten kısa bir sürede bitirdim. Peki, sonuç? Lanet ikinci kitabı istiyorum.

Labirent: Ölümcül Kaçış'ı okurken aklıma sık sık Açlık Oyunları serisi geldi. Konu olarak birbirine benzediklerinden değil, uzun zamandır Açlık Oyunları kadar zevk aldığım nadir distopik romanlardan biri olmasından dolayı. Karakterler, yaratılan dünya, kitabın sonlarına doğru ortaya çıkan gerçekler hepsi zevkten dört köşe olmama neden oldu.

Yazar okunması kolay bir kitap yazmış ve çeviri de çok hoşuma gitti. Pegasus kitabın kapağı, yazı puntoları ve kalitesiyle resmen gönlümde taht kurdu. Ben çok sevdim, Labirent: Ölümcül Kaçış'ı, kesinlikle tavsiye ediyorum. OKUYUN! lütfen.


Son olarak kitabın filmi de çok yakında vizyona giricek, başrolde Dylan O'Brien var.

Bütün lülekafalara buradan selam olsun! :D

5/5

Haberci

Destek3

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...